-
insanların sıkıştıları ve doğruyu sölemesi halinde başına kötü şeylerin geleceğini düşündüğü durumda sarfedilen kelime veya kelime öbekleri
(hellion, 11/30/2005 2:45:00 PM)
-
(bkz.: kurban)
(the oz, 11/30/2005 3:01:00 PM)
-
bana hiçbir şey söyleme
ateş kül oldu içimde
biyüttüğüm sen zamanla
yok olup gittin benimle
türkü yakıp düştün mü yoluma
adımı andın mı sabah olunca
ne kaldı senden sonra elimde
alışırım elbet yokluğuna
yalan dostum aşk diye birşey yok
aşk dediğin üç günlük eğlence
bilemedin beş gün sürsün
kapılıp da sürünen çok
yalan dostum aşk diye birşey yok
yalan dostum
yok!
yok!
yok!
(the oz, 11/30/2005 3:06:00 PM)
-
candan ercetin in soyledigi bir parça
(seedorf, 11/30/2005 3:19:00 PM)
-
haluk levent
hergün unuttum diyorum artık bitti bugün yepyeni bir gün
sonra küçük bir bakışın senin küçücük bir gülüşün
alevlendiriyor külleri
soranlara unuttum diyorum
adı neydi hatırlamıyorum
ben artık sevmiyorum
yalan
ama öyle demiyor içim
susmuyor susmuyor kalbim
hala deli divaneyim
nereye gitsem ne yapsam herşeyde sen
güzelde ve çirkinde
güzelde sevgin var insafsız çirkinde koyup gidişin
sevmiyorum deyişin
(sumuklu bocek, 11/30/2005 10:00:00 PM)
-
kurban grubunun en guzel sarkılarından bırıdır hatta bence en iyisidir ayrıca konserlerde yalan yerıne yalada derler
(beyazlar beceremez, 12/27/2005 11:30:00 PM)
-
hala söylerken beceremeyip kendimi ele veririm. yalan da belli bir ustalık yaratıcılık istiyor demekki
(kocero, 12/27/2005 11:37:00 PM)
-
hepsi diye bir grubun 2. veya 3. klibinin şarkısı
(adam ol, 1/7/2006 11:00:00 PM)
-
(bkz.: musteri kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim)
(cengelli defter, 1/26/2006 1:46:00 AM)
-
kubanının hos sarkisi sevgilinden ayrıldıktan sonra dinlenilebilecek sarki
(ibret58, 1/31/2006 10:56:00 AM)
-
(bkz.: kolpa)
(zeus, 2/13/2006 10:19:00 PM)
-
(bkz.: beyaz yalan)
(mey, 3/7/2006 3:28:00 PM)
-
doğru olmayan.
(suicide veil, 3/7/2006 3:29:00 PM)
-
veganın ilk albümü tamam sustumun 9 numaralı şarkısı:
tam saat on da,köşe başında...
çok safım ben;kimse yok ortada.
sen dedin,gel dedin kollarıma.
yalan.
düşürmeliydim seni en başında.
kimbilir neler var yine aklında.
hani gitmeyecektin?
hani bitmeyecekti?
yalan.
kandırma beni,dolandırma beni,
hiç zorlama.
dilendirme beni,kinlendirme beni.
zorlama,ne olursun.
yollar uzun,günler kısa.
İstidadım yok oyunlara.
bak çok sinirlendim,
sen çok kibirlendin.
tahminimden önce geldik sona.
hani gitmeyecektin?
hani bitmeyecekti?
yalan.
(sezensevdasi, 3/25/2006 1:13:00 PM)
-
it albümünün en güzel parçası
athena'nın hoplatıp zıpatmadığı zamanlarda rakı içirtebildiğinin ıspatıdır
(bkz.: an)
ansızın,tarifsiz gelir ya o zamanlar sormaya cürretin kalmaz olanından feri soluk niyeti kayıp dardayım
aşk nefrete ne yakınsın
kim kırdı her okşamak istediğimde seni elimi gözlerimi gömdüm tebessüm et
yalnız kendine inkarın
sadece senden kaçarsın
halin ele verir
anlamazsın
yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi
yalan söyleme bana
yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi
zaten yoktur nedeni
uzak düşmüşüm kendimden aklım fikrimden çaresiz sürükleniyorum bilerek peşinden
yalnız kendine inkarın
sadece senden kaçarsın
halin ele verir
anlamazsın
yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi
yalan söyleme bana
yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi
zaten yoktur nedeni
yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi
yalan söyleme bana...
yalan söyleme bana gözlerin anlatıyor herşeyi
zaten yoktur nedeni
³
³
(the oz, 6/3/2006 2:09:00 PM ~ 6/3/2006 2:11:00 PM)
-
söylenecek yalana göre kimi zaman sonun başlangıcı, kimi zaman ise tatlı bir şaka gibidir.
(petinos, 6/11/2006 3:37:00 AM)
-
olmayan bir olayı olmuş gibi anlatma yolu.
(barisarock, 6/11/2006 12:39:00 PM)
-
(bkz.: kaos)
belki de yalan hepsi? kim bilebilir ki?...
bir çiğ tanesi
bülbülün çilesi
annemin sesiyle güne uyansam....
perşembe sabahı, belki de çarşamba gecesi?
çarşambayı perşembeye bağlayan gece yahut perşembenin ta kendisi?..
bellki de yalan hepsi?
yaşamaktayım, belki de yok öyle bir şey, yalan hepsi...
lal...
odamda fosur fosur biri uyumakta, aslında yan odada ama arada bir
perde var ve uyandırmak istememekteyim! bir daha da görmedim öyle
yazı... belki de yalan hepsi...
lal...
aylardan sonra canım güneş istedi, bahar istedi, ve yağmur istedi,
hepsi de var... belki de yalan hepsi...
bir bulut olsam,
yüklenip yağsam,
dökülsem damla damla toprağına
bir deli nehir
bir asi rüzgarolup kavuşsam üzüm bağlarına
bir çiğ tanesi
bülbülün çilesi
annemin sesiyle güne uyansam
radyoda yanık
içli bir keman
ağlasa nihavent azcem aşiran....
lal...
kıymetli bir taş, kırmızıymış derler, belki de bordodur, hiç
görmedim, belki de gördüm... belki de yalan hepsi...
lal...
bir seher vakti sılaya varsam
selam versem ah sıra dağlarına
komşunun kızı
çoban yıldızı...
ah şişede lal
hem de ay hilal..
bir daha da görmedim öyle yazı...
uzun bir yazı olacak gibi, öyle göztermekte... belki de yalan
hepsi...
düşünüyorum bazen, insanlar ne garip diye... 4 gün yalnız kalsalar
yaşlar akıtmaktalar... ben hep yalnız kalsam da niye
ağlayamamaktayım... bilmiyorum... belki de biliyorum... belki de
hepsi yalan...
gün doğdu saatler önce, kuş dedikleri canlılar dile geldi, belki de
dilleri yok,saece ses çıkardılar, duydum, dinledim hepsini... belki
de dinlemedim... belki de yalan hepsi...
zamanında turna dedikleri canvarları görmüştüm! bir kere bile
duymadım seslerini.. belki de duydum... belki de yalan hepsi...
sıla dedikleri ne garip bir olgu! neresi sıla dedikleri yer, neresi
gurbet dedikleri yer? içimiz? dışımız? belki de yok öyle bir yer..
belki de hepsi yalan...
sıkıldı herkes, ben bile... belki de kimse sıkılmadı, ben
paranoyağım! hatta belki ben bile zevk alıyorum klavye
tokatlamaktan, belki de yok öyle bir şey... belki de hepsi yalan..
belki de hepsi yalan...
impossible is nothing...
nothing is impossible...
maybe all is fake...
maybe fake is all...
güneş gitti! bulutlar artık hükümranlıkta, akbaba yok ama martı çok!
sıra dağlar yok, hatta aslında var, hatta belki de yok! belki de
yalan hepsi...
lal...
yerin seni çektiği kadar ağırsın! öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da
bil! ve sevebildiğin kadar sevilirrsin...
belki de yalan hepsi...
impossible is nothing...
bulutlar yüklenip mi yağar, bulutlar mı yağar yağmur mu yağar damla
mı yağar?... yağan kim, yağ niye kayar?... sorular çok ve çok
saçma... belki de soru yok sorun var... belki de yalan hepsi...
ince bir saz sesi insan yüklüyse niye bir gözyaşına sebeb olur? niye
gözyaşı tek tek akar? tekillik nedir, ağırlığı külfeti var mıdır
yoksa herşey gibi o da mı tasvirdir...
duygularım varmı, yok mu ağlamamam normal mi? ben normal miyim?...
kim sormakta bütün bunları...
belki de yalan hepsi...
yaz dostum... dostun mu yazsın, yaz dostun mudur, yaz var mıdır,
gelen yaz mıdır, yaz'a niye yaz derler... belki de yalan hepsi...
saç kaş göz burun dudak bıyık el parmak uçları massetter...
hava-i fişerklere gökgürültüsü desek... diyenler niye yok şimdi?...
yalnız olan kim... niye yalnızlık hep acıdır?... ben hep yalnızım da
kimse niye ağlamıyo veya niye herkles ağlıyor?... belki de yalan
hepsi...
uyku dedikleri garip varlık, kah içinde kah dışında, kah dinlenme
kah yorulma... belki de yalan hepsi...
kimin bacağını sıkmışım tramwayda?... ya o muallayı sandala atıp
ruhunda hicranını söyletme hikayesi... geç bunları... belki de yalan
hepsi...
sıkıldıysan niye burdasın? niye benden derman aramakta ve niye hala
sıkıldığın halde devam etmektesin? parmaklarında hissettiğin acilar
iyi mi gelmekte sana? kimsin sen?... belki de yalan hepsi...
çiğ tanesi görmedim, annemin sesini duymadım, annemin sesini
duymadım, radyo kapalı, ağlayan kimse yok, keman sesi yok etrafta...
belki de yalan hepsi...
ne diye yalan söylersin be hey dürzü!
bu yazılanlar şu an parçalanma sesleri olsa da ne zaman komik
gelecek sana? gülecek misin bu hallere? sıkıldın, artık git!
yalan söylememeni isteyenler niye hep yalan söylediler?
onlar hiç lal görmüşler mi ki?... belki de yalan hepsi...
gazete küpürleri manşetleri ve ufak sırt ağrıları...
insan evladı ne garip varlık!
şu ana kadar yazılanlar sana mantıklı geldi mi?... belki de yalan
hepsi!
cevap bekliyorum hemşehrim, kardeşliğim, ana bir baba bir beden bir
ruh ayrı denkim... ama biliyorum, suskunluk hakim her zamanki gibi
sende!... belki de yalan hepsi...
neredesin sen?... burada değilsin!
uyumak mı istiyorsun? niye peki? sıkıldığını niye itiraf etmiyorsun?
itiraf ediyorsun da ben mi duymamaktayım?... boşver gitsin... belki
de yalan hepsi...
yanlış yaptın! önce kesinlikle demek geçse de içimden, belki de yalan
hepsi...
korkuyor musun?... korkma! belki de yalan hepsi....
(diclonaprosyn, 7/27/2006 2:26:00 AM)
-
feridun duzağac ın orjinal alt yazılı albümünün 9. parçası...
ne kaybetmeler buldum ben
bir elim bile kayıp gitti ötekinden
her şehre bir çakıl taşı fırlattım
aslında hiç olmayan denizimden
bir film şeridi gibi geçiyorum şimdi
olmayanlarımın içinden,
çok isteyince oluyordu hani,
söyle ner'desin,
hiç gelmeyen?
bu şarkılar
hepsi yalan
seni benden neden alıyor zaman?
kapım çalmaz..gelen olmaz..
yoksun diye iştahsız;sabah olmaz zaman
ama..
bık-tım..
karanlıktan.
(angel of death, 8/12/2006 10:51:00 PM)
-
söyleyenin aşağılanmayı tokatlanmayı hakkettiği kelimeler dizisi...
(insomnia313, 9/9/2006 4:39:00 PM)