-
gerceklesmesı mumkun olmayan dusunceler butunu.
murathan munganın bır sıırı ve aynı zamanda takıntısı oldugunu dusundugum kelıme.
(burton, 1/2/2006 8:48:00 PM ~ 4/8/2007 12:19:00 AM)
-
(bkz.: 1984)
(all the fools sailed away, 1/2/2006 9:11:00 PM)
-
(bkz.: thomas more) un harika kitabıdır..
kitabın arka kapağında şöyle yazar;
hayal gücünü kaybeden oplum yarınsızdır
(unique, 2/9/2006 8:13:00 PM)
-
gerceklesmesi mumkun olan, ancak bulunan zamandaki sosyal/teknolojik vs. durum sebebiyle henuz mumkun olmayan dusunce
(ebleh, 2/9/2006 9:02:00 PM)
-
bir diğer deyişle:şu an için hayal ancak,gelecekte gerçekleşebilirliği bulunan
(the oz, 2/9/2006 9:17:00 PM)
-
'ütopyalar içermeyen bir dünya haritasına bakmaya bile değmez' -oscar wilde
³ ³
(notyet, 3/4/2006 2:23:00 AM)
-
yunanca anlamı 'olmayan yer' dir.ayrıca thomas more 'un 1516 da yazdığı hayali bir adada geçen kitap.
(cesurcivciv, 3/14/2006 5:36:00 PM)
-
(bkz.: oss yi kaldıracağız)
(seedorf, 6/17/2006 4:13:00 PM)
-
(bkz.: ütopi)
(diss, 2/25/2007 11:47:00 PM ~ 2/25/2007 11:47:00 PM)
-
(bkz.: utopia)
(calexico, 2/25/2007 11:51:00 PM)
-
turquality hayal mahsulleri ofisi sunar mahsüllerinin
export limanıdır
(turquality, 2/25/2007 11:52:00 PM)
-
(bkz.: utopik)
(nicholai hel, 2/25/2007 11:55:00 PM)
-
insani akıllarda farklı farklı kurulan cennetlerdir. (bkz.: yurtta sulh cihanda sulh)
(prospectus, 3/18/2007 12:20:00 PM)
-
gelmiş geçmiş bütün sosyal demokratların düşündükleri....
ben de sosyalist olmama rağmen bu düşünceler ütopyadan öteye geçemiyo ve bu da ne yazıktır ki hiç bi işe yaramıyo....
(excusez_moi, 3/18/2007 12:22:00 PM)
-
murathan mungan' ın şiirlerinde ve düz yazılarında blca kullandığı kelimedir.
bir diğeri için;
imge
(burton, 3/18/2007 12:24:00 PM)
-
ütopya, aslında olmayan, tasarlanmış olan ideal toplum ve devlet şekli anlamı taşır. ütopyalar, ideal düzen arayışlarının tasarlanmış tipik örnekleridir. ütopyalar üzerine görüşler iki biçimde ortaya çıkmıştır. bir kısmı özendirici, istenen nitelikte, diğer bir kısmı ise korkutucu, ürkütücü ütopyalardır.
İstenen (özendirici nitelikte) ütopyalar
bu tür ütopyalar, ideal toplum ve devlet tasarımlarıdır. bu özellikteki ütopyaların en önemlileri şunlardır:
platon’un ütopyası
platon, "devlet" adlı eserinde ideal devletin nasıl olacağını belirtmiştir. bu devlette insanlar üç sınıfa bölünmüştür; çalışanlar (işçiler, çiftçiler, zanaatkarlar), bekçiler (askerler) ve yöneticiler. İşçi sınıfı çalışıp üretimde bulunarak devletin maddi ihtiyaçlarını karşılar. bekçiler sınıfı toplum içinde güvenliği ve dışarıya karşı devletin varligini savunur. yöneticiler sınıfı ise devleti yönetir.
bu toplumda her sınıfın bir erdemi vardır. İşçi sınıfının erdemi kanaatkâr olmak, bekçi sınıfının erdemi cesaret, yöneticilerin erdemi ise bilgeliktir.
platon’un açtığı bu ütopik devlet anlayışı yolu, gelecekte hem doğu hem de batı felsefelerinde temsilciler bulmuştur. doğu felsefesinde böyle ütopik bir devlet anlayışını fârâbî’de görmekteyiz.
fârâbî’nin ütopyası
platon’dan etkilenen fârâbî, "medinet’ül fâzila" (erdemli şehir) adlı eserinde böyle ütopik bir devlet tasarlamıştır. ona göre, insanlar yardımlaşarak bir arada yaşamalıdır. sağlıklı bir organizmada bütün organlar nasıl uyumlu bir şekilde çalışıyorsa, toplum da böyle olmalıdır.
kötü insanlar toplumdan çıkarılmalıdır. erdemli şehirde gerçeklikler, doğruluklar, iyilik ve güzellikler birleşirler. bunu sağlayan bu şehrin yöneticisidir. yönetici, peygamber ile filozofun erdemlerini kendinde toplayan kişidir ve bu özeliklerini topluma yayarak devleti yönetir. bireylerin de yöneticinin bilgilerine katılmasıyla mutlu bir şehir doğar.
thomas more‘un ütopyası
roman tarzında yazdığı "ütopya adasi" adlı eserinde ütopik bir devlet tasarımı ortaya koyar. bu devlette özel mülkiyet yoktur ve yasaktır. herkes devlet adına üretir. para geçerli değildir. üretilenlerden herkes ihtiyacı kadar alır. bireyler günde altı saat çalışır, geri kalan zamanlarını sanat ve bilimle uğrasarak geçirirler. yöneticiler, tıpkı platon’un ideal devletinde olduğu gibi, çok sıkı bir eğitimle yetiştirilir.
tommaso campanella’nın ütopyası
"güneş devleti" adlı eserinde ütopik bir devlet tasarımı yaparken, o da platon’un etkisi altında kalır. güneş kentte her şey ortaktır. aile yoktur. eşlerin seçimi yönetimce yapılır. kent bir rahip tarafından adilce yönetilir. herkes dört saat çalışır. geri kalan zamanda sanat, eğlence, okuma, beden ve ruhları eğitme gibi zevk veren işlere ayrılır. yöneticinin yetkisi mutlaktır. adları "güç", "akıl", " sevgi" anlamına gelen üç yardımcısı vardır.
francis bacon’un ütopyası
"yeni atlantis" adlı eserinde ütopik devletini tanıtır. "ben salen" adlı adada sağlam bir ahlâk anlayışı egemendir. özel bir örgüt, halkın bu yüksek bilgi ve kültürünü planlar ve yürütür. buna göre "yeni atlantis" bir bilgi devleti olarak tasarlanmıştır.
korkutucu nitelikte ütopyalar
günümüzde de ütopyalar yazılmaktadır. ancak, bunların ortak bir niteliği vardır, o da toplumları gelecekte bekleyen tehlikeleri göstermektir. bu tehlike, bir yandan makineleşen bir toplumda insanın duygu, düşünce ve değer sistemleri ile yok olup gitmesidir. öte yandan, insan özgürlüklerinin, demokratik hakların kurulacak bir despotik devlet tarafından yok edilmesidir. bu ütopyalar, insanları, bu türden tehlikeler için önceden uyarmaktadır.
huxley’in ütopyası
"yeni dünya" adlı eseri bir bilim-kurgu özelliği taşır. "yeni dünya" da teknoloji çok gelişmiştir. İnsanlar suni yoldan üremektedir. evlilik yoktur. İnsanlar çalışır ve eğlenirler. hastalanma ve yaşlanma yoktur. geçmiş, tüm değerleriyle yok edildiği için, geçmişi düşünme ve özlem duyma yoktur. bu ütopya, doğal yaşamdan kopmayı dile getirme açısından geleceğe ilişkin bir korku ütopyasıdır.
g. orwel’in ütopyası
orwel, "1984" adlı eserinde despotizmin (zorbalık) egemen olduğu bir dünyayı tasvir eder. bu ütopyaya göre, dünya eşit güce sahip üç bloka ayrılmıştır. yönetenler tek egemen güçtür. İnsanlar yöneticilerin korkusu ile sinmiş, özgürlükler kaldırılmış, ahlâki ve insani duygular yok edilmiş, düşünme ve düşündüğünü söyleme yasaklanmış, yaşam tüm güzelliklerini yitirmiştir. hiç kimse birbirine güvenememektedir. çoğu kişiler casustur. en yakınlarını yönetime gammazlama bir ödev haline getirilmiştir. bireylerin kişilikleri tamamen silinmiştir.
orwel bu eserinde, gelecek üzerine korkularını dile getirmiştir. İnsanları, modern dünyayı etkileyebilecek sorunlar üzerinde düşünmeye yöneltmek istemiştir.
(liber, 4/8/2007 12:03:00 AM)
-
"bütün mücadelelerimde beni yakması için hazırlanmış odun yığınlarına kadar varım..." diyen ünlü ingiliz yazarı thomas more`un da kendi fantastik-kurgusuna ismini vermiş olduğu "olmayan yer" anlamındaki kelime...
olumlu bir kelime olan ütopyanın aksine tüm olumsuzlukları içeren "kara ütopya"lar da tasarlanmıştır...
(bkz.: kara ütopya)
yaratılan ütopyalar genelde yanlış anlaşıldığı gibi bir gelecek hayali değil fakat mevcut düzen ve sistemi eleştiren, yeni bir dünya yaratılabileceği hayalinden hareket eserler olarak ortaya çıkmıştır...
(bkz.: 1984)
(bkz.: güneş ülkesi)
(bkz.: mülksüzler)
(zagor, 4/8/2007 12:24:00 AM ~ 4/8/2007 12:30:00 AM)
-
"...ve klonlamalı mutlulukları saçmalı ülkenin her yanına..."
(written_by, 5/2/2007 3:57:00 AM)
-
felsefe dersinden kalmama neden olan konu...
(hknylmz, 5/31/2007 7:42:00 PM)
-
(bkz.: şirinler köyü)
(cesetizleri, 5/31/2007 7:43:00 PM)