-
tesettür kıyafetinin kafaya takılanı. özgürlükçü(!) bağyanlar bunu kafalarına takıp,erkeklerin saçını görüp tahrik olmasına engel oluyolar.başörtüyle karıştırılmamalı, türbanı siyasete karıştırıp özgürlük olduğunu savunan insanlara prim verilmemelidir. türkiye nin akp ile beraber türban sorunundan çok başı ağrımış olduğuda su götürmez bir gerçektir. varlığı bile insanı bu kadar irite eden³ birşeyin bugün bukadar olay haline getirilmesine anlam verememekteyim. kadın sadece biyeri görünürse tahrik olunan bir canlı değildir,aklı beyni olan bir canlıdır. sözde özgürlükçü, düzen düşmanı,yobaz insanlar türban destekleriyle kadını seks objesi olarak görürler³. kısaca amaçsız bez parçası.
(calexico, 2/28/2006 9:42:00 PM)
-
takanların üniversite kapısından döndüğü veya peruk takarak okumak zorunda kaldığı bez
(morkedi, 2/28/2006 10:57:00 PM)
-
bazı insanların propaganda yapmak için kullandığı bez parçası... dini inançtan öteye gitmiştir bu konu artık...
(hypnosis, 2/28/2006 11:00:00 PM)
-
basörtüsünden hiç bir farkı olmayan bezdir aslında türban. şöyle bağlanır, böyle bağlanır; yalan..
türkiye de türban üzerinden siyaseti en çok türban karşıtları yapar ama kimsenin ruhu duymaz.
ağızlarda sürekli bir "siyasi simge" lafları dönmektedir lakin hangi siyasetin simgesidir inancını bu boyutta yaşayan kızlar, bilinmemektedir.
nitekim kemalizmi sindirememiş bir çok naylon atatürkçü gibi sözlükteki genç neslin çoğu da türbana karşıdır, zira ilerleme, toplumu eğitmekle, milli bütünlük bilinciyle hareket etmek ve millet malına sahip çıkmakla değil de milletin kıyafetine karışmakla, lafımona başörtü üzerinden siyaset yapmakla olacaktır. ³ ³
(raistlin_majere, 5/23/2006 1:59:00 AM ~ 3/21/2007 9:43:00 AM)
-
takanların sayısının akp'den önce 70.000 civarında simdiyse 1 milyona dayanmakta olduu , sacma sapan anlamlar yüklenen gerksiz bez parcası..!!
(ded, 5/23/2006 11:24:00 AM)
-
"raistlin_majere" in yorumunda söylediği gibi, başörtüsüdür türban. ve hakkaten bunu siyasi simge yapanlar çoğunlukla karşıt görüşte olanlardır. onlar bunu kendilerine siyasi çıkar elde etmek için kullanıyorlar. bu konuda kaç tane tesettürlü bayanlar görüştünüz tartıştınız ki, bunu sadece siyasi simge olarak görüyorsunuz? denilmesi gereken başlıktır..
(ekomut, 5/23/2006 12:54:00 PM)
-
hakkinda bundan fazla cumle kurmayagerek duymadigim, bayanlari kuculten ortu
(rahatsiz, 5/23/2006 4:44:00 PM)
-
başbakan yardımcısı mehmet ali şahin,
yaptırdıkları anketlerde turbanın turkiye`de yuzde1.5` lik kesim icin sorun olduğunu belirtti ve "önceliğimiz türban değil, işsizliktir" dedi.
o zaman sorun nedir kaos yaratmakmı diye sorulması gereken durum yani ne oluyor da % 1.5 azınlık siyasi simge yapacak diye türkiyede öncelikli sorun haline geliyor da, aydınlarımız ve yargıçlarımız öldürülüyor.
(the color purple, 5/24/2006 3:10:00 PM ~ 9/23/2006 11:27:00 AM)
-
bu ülkede okadar çok sorun varki inanın bunu düşünecek durumda değilim ve böyle bi sorunun olduu kanaatinde de değilim.çünkü belli kesimlerin söz düellosu gibi geçen bu sidik yarışında galibi belirlemek çok zor.bişeyleri halletmenin yolu daha fazla bağırarak sesinizin dahaçok çıkması deil yapıcı olmaktan geçer.insanlara saygı duymayı beceremedikten sonra daha çok sorunlarla karşılaşacağımız kesin.insanları sınıflara ayırmanın bu ülkeye hiçbir yararı olmayacağının farkına varılabilmesi için ne yapmak gerektiğini tarih aslında bizlere kanlı olarak öğretti.türkiye cumhuriyetinde yaşayan insanların hepsi özgürdür ve istedikleri gibi yaşama haklarına sahiptirler.başörtülü diye veya mini etekli diye kimsenin kimseyi yadırgamaya hakkı yoktur.arkadaşlar hayat tüm güzelliğiyle devam ediyor ve böyle gereksiz sorunları kafamıza takıpta bu güzelliklerden olmaya gerek yok.
(petinos, 5/24/2006 4:27:00 PM)
-
kur'an-ı kerìm'de 'türban-başörtüsü-v.d' kur'an-nur bölümü 31.belit'te
vel yadrıbne bihümûruhinne alà cüyûbihinn
sözlerine dayandırılıyor fakat hinlik edilerek anlamı saptırılıyor! bunun ardında nurs'lu said çıkıyor. 'tesettür' konusunu türkiye cumhuriyeti devrimlerine karşı 1935'te ortaya atmış ve yargılanmış. ömrü boyunca abc ile yazmamış arap harfleriyle yazmış. ve aradan geçen yıllar içinde nurs'lu said yandaşları tüm kur'an çevirilerinde başörtüsü konusunu nasılsa yüklemişler. "mümin kadınlar başörtülerini omuzlarından aşağıya yakalarının üzerine salsınlar" gibi anlamlandırmalar var. oysa ki yukarıda verilen 5 söz arapça anlamı şöyle:
... en doğrusu ki, gerçekten, kadınlar örtülerini göğüslerinin ayrımından yükseğe vurunsunlar...
İşte özlüce anlam budur! aşağıdaki bir örtü, herhangi örtüleri varsa o, başörtüsü denilmiyor, yükseğe çıkarılsın öğütlemesi nasıl da ters çevrilip 'başörtülerini omuzlarından aşağıya yakalarının üzerine salsınlar" gibi anlamlandırmalar kur'an çevirilerine katılmıştır; bu skandalı yazacak bir köşe yazarı yok mu? yok mu bu oyunu bozacak atatürkçü bir din bilginimiz..
kur'an-nur bölümü 31.belit'i tek tek sözlerle açıklayım:
vel
v
b
t
yemin anlamındadır
vallahi
billahi
tallahi
vallahi 'allah'a andolsun ki' demek, 'doğrusu ki', 'en doğrusu ki', 'gerçek'ten en doğrusu ki', "gerçek'ten" demek, gerçek'ten demek
billahi 'allah aşkına' demek
tallahi 'gerçek söylemiyorsam allah müstehakımı versin!' demek
vel 'gerçekten en doğrusu ki' demek
yadrıbne, 'darb' sözünden türev olup 'vurunsunlar' (dişil söylendiğinden kadınlar için) demek. çünkü o çağda terzi, dikiş,... yaygın olmadığından dokumalarla örtünülüyordu.. şimdiki gibi giysiler genel olamazdı.
bihümûruhinne, bi ile demek, hümûr sanal veya maddì örtme işlevini yapan 'örtü' demek 'hinne' söylemi dişilleştiriyor ve böylece bu söz de kadınlar için söylenmiş oluyor.
alà, yükseğe demek, àlì yüksek, yüce demek (bâb-ı àli : yüce kapı)
İşte burada foyaları ortaya çıkıyor. çünkü aşağıdaki bir örtü için yükseğe denilir. örtü sözünü anlamlandırıken saptırıp başörtüsü ediveriyorlar ve boyunlarından, omuzlarından aşağıya göğüslerinin üzerine salsınlar, koysunlar falan filan diye allah'ın sözüne sözler ekleyip katıyorlar. başörtüsü göğüslerden yukarıda bir örtü olduğundan,
alà, yükseğe denilmekle başörtüsünün kastedilmediği açıktır, çünkü ancak aşağıdaki bir şey yükseğe çıkarılabilir. yukarıdaki bir şey aşağıya salındığında bunun için 'alà : yükseğe' sözü kullanılır mı?
akıllı ve dikkatli olalım da şu türban oyununu bozalım!
cüyûbihinn, göğüsler veya göğüslerin ayrımı demek
cüyûb, ceyb, cüyb kökünden geliyor,
ceyb, cüyb da bildiğimiz cep, kese demek
..hinne eklentisi hem dişil ve hem de çoğul yapıyor ve kadınların göğüsleri anlamına geliyor.
alà cüyûbihinne, 'kadınların göğüslerinin ayrımından yükseğe' olmuş oluyor..
sonuçta şu anlamı onyıllardır saptırıyorlar!
...gerçek'ten en doğrusu ki, kadınlar örtülerini göğüslerinin ayrımından yükseğe vurunsunlar...
(the color purple, 8/30/2006 12:26:00 AM)
-
böyle giderse yakında herkese³ takılması için diretilecek olan nesne...
(angel of death, 8/30/2006 12:45:00 AM ~ 9/24/2006 7:24:00 PM)
-
ben bir müslüman, ben bir yahudi,ben bir ateist.
ben bir insan.
sayısı önemli değil.bir şey diyor bu ³.
diyor ki ben kafamı saçlarımı örtmek istiyorum.dini simgeyi hedeyi hödöyü bir kenara bırakın.sadece saçımı örtmek istiyorum.³
ona göre ³ bu böyle olmalı imiş.özgürüz özgürsün sonuçta³
doğru ya da yanlış biliyor o şahıs.belkide takmak,örtmek gerekmiyor ³.sorun bu değil.sorun yanlış yapması değil.sorun nasıl kapatıldığı değil.sorun onun ³
saçlarını örtmek istemesi ve isteyip örtememesi.
şöyle bağladığın için siyasi simge oluyormuş
ee sayın abim gel sen bağla o zaman nasıl ise doğrusu
yok türban bizim geleneğimizde yok
var ya da yok.şu anda giydiğim ³don ³ zaten orta asyadan beri yerel kıyafetimiz değil mi?
eğer gerçekten özgürsek bırakalım milleti istedikleri gibi yaşasınlar.doğrusu, yanlışı, gerekli oluşu ya da olmayışı.
sen hristiyansan hac takınca kimse sana birşey dememeli.
sen ateist isen kimse sana allah'ı zorla kabul ettirmeye çalışmamalı.
sen müslümansan isen kimse senin taktıgın türbana ³ karışmamalı
sen yahudi isen kimse senin kipa na karışmamalı
özgürüz ,atatürkçüyüz.bırakalım ozaman herkes dinini, görüşünü özgürce yaşasın
(nzmhtpglderderdekimziker, 8/30/2006 1:26:00 AM ~ 8/30/2006 1:29:00 AM)
-
(bkz.: kısmet)
(fdennis, 8/30/2006 1:35:00 AM)
-
son gunlerde bir akp`li burokratin resmi var gazetelerde.
hani $u aile dostu oldugunu iddia ettigi kadini "caydan
geciren ki$i", mal bulmus magribi gibi medya olayin uzerine
atlayinca, bu ki$ide basin toplantisi yapmak zorunda kalmi$.
bir tarafina turbanli kendi halinde bir ev hanimi olan resmi
nikahli e$ini oturtmu$, diger tarafina "ayle dostum" dedigi aslinda
sadece kendi dostu olan kadini oturtmu$tu fotograf karesine. ikisini de igranc yalanlarini soyletmek uzere kurgulami$ti. iki
kadin da onun kolesiydi ama digeri yasak bir ili$kinin icinde,
artik yalama olmu$ hayat duru$uyla, pek acitmadi beni.
acitan digerinin durumuydu turbanli e$in acinasi durumuydu.
belki de olayi daha bir onceki gun ogrenmi$ti, belki de o butun
gece aglami$, ama koca dedigi $erefsizin dayatmalariyla "kol
kirilir yen icinde kalir" hesabi olayi oldugu gibi carcabuk kabul edip,
yalan soylemesinden ba$ka bir imkan birakilmami$ti.o turban
neleri ortsun diye takiliyordu iffet, namus, dogruluk, durustluk,
dindarlik simgesiydi, hani oyleydi...eger oyle olsaydi, iski skandali
gibi bir olay patlayacakti, o hadisedeki kadin turbansizdi ama ezik
degildi, delikanli gibi cikmi$, kocasinin mutun marifetlerini anlatmi$ti.
ve halk onu bagrina basmi$ti durustlugunden oturu, ezilmediginden
oturu...
(journey, 9/23/2006 5:53:00 AM ~ 9/23/2006 5:53:00 AM)
-
"...kimi yerlede kadınlar görüyorum ki, başına bir bez, ya da bir peştemal ya da benzer bir şeyler atarak yüzünü, gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya arkasını çevirir, ya da yere oturarak yumulur. bu durumun anlamı, gösterdiği nedir?
efendiler uygar bir ulus anası, ulus kızı bu şaşırtıcı biçime, bu vahşi duruma girer mi? bu durum ulusu çok gülünç gösteren bir görünüştür. hemen düzeltilmesi gerekir."
atatürk`ün söylev ve demeçleri,
(bkz.: türk İnkılap tarihi enstitüsü yay., c. ii., s. 217)
İslamiyet`e inananlar için; İman`ın şartları: 6 adet, İslam`ın şartları: 5 adet, abdest`in şartları: 4 adet, gusl`ün farzları: 3 adet, teyemmüm`ün farzları: 2 adet, namaz`ın farzları: 12 adet olmak üzere, 32 adet farz vardır:
İman`ın şartları:
allah`ın "varlığına" ve "bir`liği"ne iman etmek
allah`ın meleklerine iman etmek
allah`ın kitaplarına iman etmek
allah`ın peygamberlerine iman etmek,
ahiret gününe iman etmek
kader`e, hayr ve şerrin allah`tan geldiğine iman etmek.
İslam`ın şartları:
kelime-i şehadet getirmek
namaz kılmak
oruç tutmak
zekat vermek
hacca gitmek
abdestin farzları:
yüzü yıkamak
kolları dirsekleriyle birlikte yıkamak
başın dörtte birini meshetmek
ayakları topuklarıyla birlikte yıkamak
gusl`ün farzları:
ağıza su vermek
buruna su vermek
bütün bedeni yıkamak
teyemmüm`ün farzları:
niyet etmek
İki darp ve meshetmek
namaz`ın farzları:
hadesten taharet
necasetten taharet
setr-i avret
İstikbal-i kıble
vakit
niyyet
İftitah tekbiri
kıyam
kıraat
rüku
secde
ka`de- ahire
görüldüğü gibi, ayakları topuklarıyla birlikte yıkamak buruna su vermek bile farzolduğu halde "başörtüsü/türban takmak " şeklinde bir farz yoktur. farz olmayan birşeyi her yerde ve her şartta yapmaya çalışmak, en hafif tanımıyla türbandan rant sağlamak değilmidir..hemde o insanların kanına ekmek doğramak, gelecekleri ile oynamak pahasına..
(bkz.: necmettin erbakan)
(bkz.: tayyip erdoğan)
(the color purple, 9/23/2006 12:19:00 PM ~ 9/23/2006 12:26:00 PM)
-
(bkz.: turbanın üstüne peruk takmak)
(vhartus, 9/23/2006 12:53:00 PM)
-
darın allahını giyer göbeğimide kalçalarımıda sergilerim..kıçımı açarım ama başımı asla..perhiz ve lahana turşusu bir arada buyrun burdan yiyin..
(watashi wa candy, 9/24/2006 1:19:00 AM)
-
ünlü ilahiyatçı muğla üniversitesi rektörü prof.dr.ethem ruhi fığlalı, kuran`a göre örtünmenin "inanç esasları içinde mütalaa edilecek bir emir olmadığını" bildirdi. rektör fığlalı, örtünmenin "inanç esası" olmadığınının altını sık sık çizerek, şunları söyledi:
"örtünme kuran`da emir olarak vardır. ancak, inanç esasları içinde mütalaa edilebilecek bir emir, namaz, oruç, allah`a ve peygamber`e inanma gibi inanç esası, farz değildir. örtünme ikinci derecede fer`i bir hükümdür.
devlet, bu konuda yetkisini kullanarak kural getirebilir.
caizde devletin tasarruf yetkisi, islam hukuku`na göre de vardır. benzer birtakım hükümlerle ilgili uygulamalar, ilk halifeler döneminde çok açık biçimde de uygulanmıştır.
yine, başörtüsü birinci dereceden inanç esası olmadığı için, devletin getirdiği kurallar, islam`a aykırı, dine karşı sayılmamalıdır.
ama, dinin siyasallaştırılması anlamına gelebilecek ve bir ayırım doğurabilecek "simgeleşmiş davranışlara" da müdahale hakkı, yine dinin gereklerinden biridir.
buna göre, hiçbir gerekçe ve savunma, devletin kurallarına aykırı bir tutum içine girmeyi haklı kılmaz. örtünme, farz olarak inanç esası içinde yer almadığındandır ki, devletin bu konuda, devletin işleyişini ve toplum düzenini sağlamak için koyduğu kurallara uymak, mülümanlığın gereklerinden biri olarak görülmelidir."
acaba kendisini yırtan bazı insanlar neden türban türban diye tuttururlar? özgürlük isteriz derler inanç özgürlüğünden bahsederler halbuki ortada ne bir hukuksuz bi durum nede özgürlüğe set çekilmiş bir anlayış vardır..üstü türban altı şişhane olanları da gördük bu memlekette..bugün türban dindar sömürücülerin ve tüccar zihniyetli siyasetçilerin elinde bir malzemeden başka birşey değildir.
(imagine, 9/24/2006 4:26:00 AM)
-
prof.doc.atilla yayla hoca`dan konuyla ilgili özgürlük dersi için :
(link.: www.liberalhareket.org/article.php?sid=540)
(ekomut, 11/18/2006 10:57:00 AM)
-
türban başörtü değildir türban siyasettir.
(hey15li, 11/18/2006 1:23:00 PM)