'yeryüzünde yalnızca herkesin kendi hesabını ödediği meyhane dostluğundan başka dostluk yok mu yani?insan alırken de verirken de karşılıklı olarak aynı sevinci duyamaz mı?peki neden acaba adamın birine,hiç tanımadığımız birine hatta kimi zaman kafaca hiç uyuşmadığımız bir yabancıya tutuluruz?neden onsuz yaşayamayacak kadar çok severiz bu insanı?gözlerine bakarsınız sizinkilerin aynıdır ve orda kendi arzularınızın sonsuzluğunu görürsünüz.alev alev yanan yüzünü ellerinizin arasına alıp uzun uzun bağrınıza basmak istersiniz.ve sevimli bir köpeğin kocaman patileri gibi masa üstünde yatan ellerine kimi zaman yanağınızı,kimi zaman ateş gibi yanan alnınızı dayamamak için kendinizi güç tutarsınız.çünkü sevginin bu türlüsü yaşamın bütün fırtınalarına kafa tutan,tanrı'nın hiçbir kötülük düşünmeden yarattığı yağla beslenen sönmez bir meşaledir'
arkadaşlığı böyle tanımlamış bir garip yazar panaıt ıstratı..
(pesimist, 04.08.2008 00:10:00)