ilkel zamanların hiçbirinde olmayan posession hissi kimseyi kimseye ve hiçbirşeye bağlamazken daha mutluydu insanlar fakat bizim neden hala o dönemlere aşağılayıcı bir şekilde ilkel dediğimiz bu konuyu ne kadar kanıksadığımızla alakalı aslında. en mutlu insandı ilkel insan.
ne zamanki bir aklı evvel bir kısım toprağın etrafjnı çit çevirdi, aidiyet duygusu bir anda su yüzüne çıktı insanlarda ve bitmek bilmeyen sahip olma arzusu halen daha doyurulabilmiş değil. tüketim toplumuna dönüş sadece sahip olup tüketmekle kalmadı, insanların insanları tüketmesine kadar vardı bu aidiyet dugusuyla. eşlerini sevglililerini sahiplenmeye başladı insanlar "benim kadınım benim erkeğim" diyerek daha ilkel çağda.
ama arada bir düşünen insan buldu sevgilinin sahiplenilemiyeceğini ya da bir eşya nın ya da herhangi bir varlığın. sahip olarak mutlu olduğunu düşünen insan ne zamanki onun var oluşundan mutlu olmaya başlarsa gerçek huzuru ve mutluluğu bulmuş demektir.
işte bundan kellidir ki sahip olduğumuzu zannetiğimiz şeyler kimseye ait değildir aslında. ama bunu insan içgüdülerine anlatmak ardık biraz zor zannederim.
(david, 24.01.2007 00:53:00)