naksibendilik

ziyaret sayısı: 1880 | toplam entry: 8
|

  1. mehmed bahaeddin nakşbend tarafından 14. yüzyılın ikinci yarısında buhara yöresinde kurulan, herşeyiyle şeriata bağlı sünni tasavvuf anlayışının en önemli temsilcisi olan bir tarikattır. anadolu`ya 15. yüzyılın ikinci yarısında simavlı molla İlahi tarafından getirilmiştir. ve bu dönemden sonra nakşibendilik, hızla gelişmiş ve osmanlı`yla bütünleşmiştir. birinci abdülhamit ile dördüncü mustafa`nın nakşibendi olması bu açıdan tesadüf değildir. osmanlı`ya bağlılığının ödülü, kapatılan yeniçeri ocağı`nın bektaşiliğe ait tekkelerinin devlet tarafından bu tarikata devredilmesi olmuştur. cumhuriyetin ilanıyla birlikte birçok tarikat giderek yok olurken, nakşibendiler kendilerini korumayı başaracaklardı. özellikle de 1940`lı yılların ikinci yarısından sonra önü açılacaktı. ve nakşibendiler, günümüz türkiyesi`nde en yaygın ve en güçlü tarikatlardan birisi olacaktı...
    İran`ın buhara yöresinde ortaya çıkan nakşibendilik, başta hindistan olmak üzere birçok bölgeye yayılmıştır. ancak en fazla tutulduğu yer anadolu olmuştur. böylesi bir tablonun ortaya çıkmasında osmanlı sultanlarının koruma ve güçlendirme politikalarının önemli bir yeri vardır. zikir (tanrı adını mırıldanma) temeline dayanan sünni bir tarikattır. şeriat dışı ya da şeriata aykırı bir inanç ve görüşleri yoktur. gerçekleştirilmek istenen sadece katı bir dindarlıktır. bu bakımdan aslında tasavvuf dışı bir tarikattır. tasavvufla sadece biçimsel temelde bir bağı vardır. bu biçimsel bağ da, kendinden geçme yoluyla, yani zikir ile tanrıyla ilişki kurma amacıyla sınırlıdır. bu tarikatta zikir içten ve sessizce (mırıldanmayla) yapılır. nakşibend, kumaşların nakışlarını ipek tellerle bağlayıp tezgaha hazırlayan kimse demektir. ruhun da bir nakış gibi tanrısallığa hazırlanması gerektiği mantığından hareketle bu tarikata, nakşibendilik adı verilmiştir.
    her türlü yeniliğin karşısında olan nakşibendiye, ortaya çıkışından bugüne kadar hep egemen sınıflarca kullanılmıştır. osmanlı sultanları bu tarikatı, halkın memnuniyetsizliğini frenlemede kullanmakla yetinmemişler; yeri geldiğinde ilerici hareketlere karşı vurucu güç olarak da kullanmışlardır. ulusal kurtuluş savaşı döneminde yaşanan birçok gerici ayaklanmada başı nakşibendi tarikatı çekmiştir. İran kökenli bir tarikat olan nakşibendiliğin 7 kolu vardır. bunlar içinde günümüze değin gelebilen ve gücünü koruyabilen sadece nurculuk ve süleymancılıktır. nurculuk ile süleymancılık da birçok kollara ayrılmaktadır.

    menemen olayıve şehit edilen kubilay`ın ölümü bu tarikatın önde gelenleri tarafından planlanmıştı.kubilay, cumhuriyete, atatürk İlke ve devrimlerine yürekten bağlı bir türk genciydi. devrimleri korumak uğruna şehit olduğunda henüz 24 yaşındaydı. nakşibendi tarikatı yıllarca cumhuriyet`e atatürk`e ve onun ilkelerine düşmanlık beslemiş,ve kalelerinde şeriat militanları yetiştirmiş ve yetiştirmektedir.

    arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. en doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

    mustafa kemal atatürk




    (imagine, 10/8/2006 8:06:00 PM ~ 10/8/2006 10:21:00 PM)

    [puan:6] [#275066]

  2. yanlış hatırlamıyorsam liderinin yurtdışında yaşadığı tarikat

    (diva satanica, 10/8/2006 9:15:00 PM)

    [puan:0] [#275094]

  3. menemen olaylarının tertipleyicileri, nakşibendi tarikatı lideri erbilli şeyh esat , işgal dönemin manisa valisi giritli hüsnüyadis (1922’de yunanistan’a yerleşti ve hristiyan oldu) ve onun kardeş çocuğu giritli derviş mehmet, menemen belediye başkanı şeyh sükuti ve akın akın manisa’dan menemen gelen diğerleri nakşibendi idiler..

    hüsnüyadis namlı manisa mutasarrıfı, nakşibendi tarikatı mensubu menemen isyanının tertipleyicisi, nakşibendi tarikatı lideri erbilli şeyh esat ve derviş mehmet, işgal yıllarında yurdunu savunmak için çete kurmadı, işgal güçlerine karşı kurşun sıkmadı!...

    fakat, genç türkiye cumhuriyeti’ne karşı çete kurarak, asker ve iki bekçisine kurşun sıkmakta ve kurşun sıktığı asteğmen kubilay’ ın başını bağ testeresi ile kesme konusunda hiç tereddüt etmedi

    (the color purple, 10/9/2006 10:38:00 AM)

    [puan:1] [#275459]

  4. " nakış yapan " anlamına gelen nakşibend; nakşibendi mürşitlerinin, kalbi, dünyadan ahirete bağladığı düşünüldüğü için bu adı almıştır.

    (gtk, 1/18/2007 8:18:00 PM)

    [puan:0] [#361054]

  5. bahaüddin nakşıbendi'nin kurduğu bir islam tarikatıdır.

    (bkz.: nakşıbendi)
    (bkz.: menzil)

    (maydanoz, 4/24/2007 7:14:00 PM)

    [puan:0] [#439651]

  6. rabıtayı ve nakşibendiliği derinlemesine kavramak bakımından tasavvufu az çok tanımak gerekir. çünkü tasavvufa evrim süreci içinde hemen her ruhaniye göre epeyce kişisel ve yöresel özellikler taşıyan mistik kurumlar peydahlanmıştır. İşte nakşibendi tarikatı bunlardan biridir. elbetteki bu kurumlardan her birinin diğerlerinden farkı, onu güncelleştirmek için zamanla düzenlenmiş olan çeşitli disiplinlerdir. ve işte rabıta bu disiplinlerdendir.

    görüldüğü üzere bu üç şey arasında çok sıkı bir ilişki vardır. bu ilişki ise biri düşey, diğeri de dikey olmak üzere iki farklı açıklama ile ancak anlaşılabilir.

    birincisi: tasavvuf, tarikat adı altında sayılmayacak kadar çok türemiş ve türeyebilecek olan çeşitli mistik kurumların bir ilham kaynağıdır. bu nedenle tasavvufun hiç bir sınırı yoktur. nakşibendilik de bu kaynaktan türemiş bir tarikattır. rabıta ise bu tarikatın sürekliliğinde büyük önemi olan dinamiklerden biridir.

    İkincisi: rabıta nakşiliğin bir disiplinidir. nakşilik ise mistik felsefeye dayanan ruhani bir kurumdur.

    nakşibendiler, hz. peygamber (sav)’den başlamak üzere sayıları otuzu geçen (azizler)’in sözde birbirlerine devretmesiyle bu tarikatın günümüze kadar geldiğine inanmakta ve bunları “sadat” (pirlerimiz, efendilerimiz) diye anmaktadırlar. onların meydana getirdiği bu hiyerarşik zincirde “silsie-i sadat” ismini vermektedir. ayrıca nakşiler arasında bu zincire “silsile-i tuz-zeheb” (yani altın gerdanlık) da denir.

    ³³

    (blackheart, 5/14/2007 10:30:00 PM)

    [puan:0] [#459412]

  7. (bkz.: seyda)

    (biogrencialicanmi, 6/11/2007 8:56:00 PM)

    [puan:0] [#487759]

  8. ikinci mahmur döneminde tehlikeli sayılıp dışlanmış olan fakat cumhuriyet döneminde yeniden şahlanan tarikattır.

    (burton, 12/9/2007 8:19:00 AM)

    [puan:0] [#612659]

|


0.203