merhaba uzayli biz dostuz

ziyaret sayısı: 423 | toplam entry: 9
|

  1. iğrenç bir espridir.
    sözlüğe katılmak üzere olan bir yazardır.

    sözlük yazarı olmaya aday olan bu şahıstan bahsedeceğim ey okur, çeşitli gazete ve dergilerde yazıları yayınlanmış gerçek dünyanın yazarından, sözlük camiasının yeni kralından bahsedeceğim, ama yazarlığından evvel ben sizlere bu adamın insanlığından ve bendeki varlığından bahsedeceğim ey okur, yazarlığını öveceğim, ve bu övgüleri hakettiğini sen zaten göreceksin ey okur, iyi oku:

    ev arkadaşım olur kendisi, tadından yenmez!... zor zamanlarımda yanımdadır, ecel terleri dökerken terimi silen şahıstır. ney`ini üflerken, kızkulesinin tam karşısında, dizine başımı koyup ağladığımı hatırlarım... gelip yanımda hüngür hüngür dert anlattığını... çok yakın zamanlarımız olduğunu da ayrı dünyalarda yaşadığımızı da... gecenin 4`ünde balkona türk bayrağı asıp istiklal marşı okuduğumuzu da... şu koca istanbul`da beni yalnız bırakmayan adam olduğunu da hatırlarım, bazen bir bıçak alıp karnına saplayacak kadar sinirlerimi bozduğunu da... eminönünde halay çekerek topaç çevirdiğimizi de, elindeki sigarayı elime bastığını da... it ayağı gibi istanbul`u karış karış gezdiğimizi de, hastayken bana yemek alıp gelişini de...
    şimdi bak gözlerim doldu ey okur, bu dünya tatlısı ancak nick`inde iğrenç bir espriyi nakşeden bu insanı hatırlayınca...
    birlikte herbir haltı yediğim, geyiğin dibine vurduğum arkadaşım olur kendisi, sırtımı dayadığım samimi bir dost, bazen boğazlayasım gelen tiksinç insan olur kendisi, bazen beni ciddi ciddi öldürme planları kuran şahıs olur kendisi...

    ev arkadaşım olur kendisi... tadından yenmez!
    bu adamı iyi oku ey okur, sana çok şey katacak emin ol! yazı gücüne hayran kalacaksın ey okur, satırlar arasında seni kaybedip tekrar buluşuna şaşacaksın! bu sözlükte okumaktan zevk alacağın insan olacak kendisi, güncel meselelere bakışıyla, yapacağı iğrenç esprilerle ve ince mizahıyla... senin gördüğün en kaliteli yazar olacak eminim ben ey okur... bu yazar sana yazarlığı gösterecek, sen beklemeye başla şimdiden ey okur...
    ev arkadaşım olur kendisi... tadından yenmez! yazılarındaki kalitesinden okunmaz, okunsa da anlaşılamaz...
    kıymetini bil bu yazarın ey okur...

    (diclonaprosyn, 29.09.2006 02:18:00)

    [puan:2] [#268726]

  2. (bkz.: merhaba dünyalı biz dostuz)

    (heartagram, 29.09.2006 13:04:00)

    [puan:0] [#268831]

  3. 10 tane entrysini girip yöneticilerin onun yazarlığını onaylamasını bekleyen bir insan.
    (bkz.:
    tostumu yedim seni bekliyorum)
    ayrıca kendisi epeydir kullanıcı hesabına sahipken ilk defa bu gece, can sıkıntısından o da, ilişip ev arkadaşı diclo'nun yanına, 10 tane çok enfes ve derhal puanlanması gereken entry girdi. bu zamana kısmetmiş dedi. diclocum dedi, yap bana ordan bi neskafe dedi. yazık... ondan sonra gören olmadı zaten.

    (merhaba uzayli biz dostuz, 22.03.2007 22:00:00)

    [puan:1] [#409865]

  4. ilginç adam vesselam. hem de çok ilginç.
    bir olayı anlatayım sizlere:
    "aa! bugün kimi gördüm biliyor musun? şimdi bak şöyle. sınavdan çıktım yürüyordum bir baktım taksime varmışım. sonra bir baktım tiyatro`nun önündeyim, taksim sahnesi. bir baktım bahar noktası`nın afişleri var. dedim içeri gireyim de tarihleri ve saatlerini öğreneyim. içerde gişe görevlisi var bi, bi tane anne ve küçük kızı duruyolar ayakta, kızın elinde de bi tane papatya, öyle salak gibi tutuyo elinde. ahaha. ben o sırada afişlere bakıyorum, elimde kağıt kalem var saatleri yazıyorum bi yandan, kadınla kızı arka çaprazıma düşüyorlar. bu sırada kadın bi anda "ayy! biz de sizi görmek için bekledik. sizi çok seviyoruz, çok güzel oynadınız, kızım da bu çiçeği size vermek istedi!" felan dedi. ben sırada "oha lan noluyo?" diye arkamı döndüm, mustafa uğurlu kadının elini sıkıyor. sonra döndü kızdan çiçeği aldı, kızı öptü, teşekkür etti. sonra da döndü bana benle tokalaştı, bana da teşekkür etti... hayat ne ilginç değil mi? nerde ne zaman neler olabileceğini hiç tahmin edemiyorsun?"
    işte böyle bir adamdır kendisi. nasıl yapar bilemiyorum ama ilginç olayların içerisinde bulur kendisini. dünyaya ters adımla girmiş olsa gerek, işleri ya çok rast gider, ya da illallah olurunu bulamaz. sokaktaki köpek bunu ısırır, aradan iki hafta geçince köpek ölür!
    nerde ne yapacağını kimse kestiremez. "ben sıkıldım, şöyle bir yarım saat yürüyüp gelecem." diye evden çıkar, akşam üzeri sizi bursa`dan arar. fotoğraf makinasının pili bitince sokaktaki çöpçüye "abi, çöplerinin arasında pil var mı?" diye sorar; tüplerin başına geçirilen aparatı ararken gördüğü ilk lokantaya girer ve şöyle seslenir garsona: "bakar mısınız? siz burda tüp mü kullanıyorsunuz yoksa doğalgaz mı? tüp kullanıyorsanız tüpleri nerden alıyorsunuz?"
    star`ın insan kaynakları müdürü telefonla beyimizi aramaktadır, her defasında telefonu meşgule düşürür. neden mi? çünkü o sırada uyumaktadır. uyanınca starın insan kaynakları müdürüne cevapsız çağrı bırakır. yeniden arandığı zaman ise şunları söyler: "kusura bakmayın, kontörüm bitmiş, şimdi hiç dışarı çıkıp alasım da yok. aradığınızda da son derece meşguldüm. sahi ya, siz neden aramıştınız?"
    sabahları uyanınca komik olur. ne dediğini bilmez en başta! oturur yatağa, üstündekileri çıkarır bir vaziyette on beş dakika öylece bekler. "hadi, hazır mısın?" diyince çıplak bir vaziyette: "tabi ki hazırım! sorup durmasana?" der.
    baştan aşağı tanıdığım en ilginç adamdır!
    şaka gibidir!
    çok komik bir şaka gibidir!

    (diclonaprosyn, 28.03.2007 00:05:00 ~ 28.03.2007 00:06:00)

    [puan:0] [#413142]

  5. (bkz.: merhaba dost biz uzaylıyız)

    (turquality, 28.03.2007 06:32:00)

    [puan:2] [#413269]

  6. 3.nesilden hoş gelmiş yeni yazardır.

    (knup, 06.06.2007 10:30:00)

    [puan:0] [#481655]

  7. nedendir bilinmez bir sempati duydugum,yeni entrylerini sabırsızlıkla bekledıgım yazar ³

    (pasiflora, 12.06.2007 12:41:00)

    [puan:0] [#488125]

  8. küçük bir çocuk, omzunda dünyanın tüm yükü... nedir bu yükler? nedendir bunlar? ne olacak bu memleketin hali çavuş? kimi neler paklar? belki bizi neler neler...
    cennet bahçesine girdi, hatırlarım, yaşı 'yeni yetme' denilecek aşamalarda, bir tatar kızına verdiği gönlünü o gecenin sabahında çöpçüler süpürdüler. bir mermi kovanı sesi geldi uzaklardan kulaklara, akabinde acı bir feryat... sirenler... ne aşklar satıldı ahir pazarlarda, yolundan dönenler hiç utanmadı... onların yüzsüzlüğü de vardı bu hikayede, senin alttan alışın ve kıyamayışın...
    ama kıymak gerekirdi. hata kimdeydi? değeri bilindi mi bari? şimdi hangi koğuşlarda neferinden kanlar dökülürken sen; kim bilir hangi salonlarda kimlerin yandaşıdır o öpmeye kıyamadığın uzun saçlar... kıyamadı da çavuş bir güzeller şahına, kim döktü peki bu hikayedeki mal'ın kanını yerlere?...
    demiş ki kendisi: maşuktan aldığı ahlarla yıllarca götü başı toplayamayacak onlar... bu kadar da saf işte zat? kıçlarını yayarken insanlar, keyifleri yerindeyken onlar, sırf sen canlarını sıkmayayım diye ıkınırken damarlarının tüm gerginliğine rağmen ve her o'nu hatırlatan mısrana bir kaç damla düşürmüşken, söyle bana, umurlarında mı senin o küçük dünyan?...
    saçlarını jölele çocuk, yokuşları tırman, ayakta seyahatler yap, geçip de seni 10 yaş büyüğünle denk bildikleri yerde, boyunu aşan işler yap... sonra al sırtına valizini, evine bile gidemezken el işleriyle gün tüket... bu sırada başını yastığa her koyduğunda alnında busenin kaldığı güzelliği düşün, ağla... değer mi ulan bunlar için yaşamaya?...
    sırf dişimizi sıktık diye, sırf dudağımızı kanattık diye, ve sırf dişimiz kanayınca kızılcık şerbeti dedik diye, vişne bahçelerinin kuruyan dallarını neden bize doğrulturlar?... kızılcık sopası daha kolay ölüm sağlamaz mı bize?... vurun ulan vurun!... sakat bırakmayın yeter ki! öldüresiye vurun!
    uzunca bir direk tepesine bağlanmış nice anlam yüklü kırmızı bir bayrak... gecenin aydınlattığı sokak lambaları gölgesinde kuruyan bir yığın yaprak... varendanın ortasındaki yüz yıllık çınar... gözlüklerini takıp sana tebessüm eden ihtiyar... yaşmağında ter izleri olan kadın... yaplı boya tablolara saklanan gizemli çizgiler... kadıköy'deki çarşı mensubu... bir de hayatındaki o utanılacak kara leke... hangi oje yakışmaz ki kız sana?...
    suskun kaldı diye sevenler, hep aciz bilinirler!
    sırf sukunete büründüler diye, hastalıklı ve utanılacak ilan edilirler... insanlar kendilerinde hatayı hiç aramazlarken bazısı, çok hata arayıp da varlığında kusuru bulanlardır maşuklar... kimileri ya nasip'in anlamını bilmezken, doğacak güneşe 'ya nasip' diye el kaldıranlardır maşuklar... kimileri koca kıçlarını kaldıramazlarken yerlerinden, memleketini karışlayanlardır maşuklar, dağların orta yerlerinde gedikler bitirenlerdir... bir mezar görünce kabir azabına binaen dualar etsin diye ağaçlar dikerler maşuklar... açelya'yı susuz bırakınca başına geçip kara kara düşünür maşuklar... sırf ağladığını elden günden sakladı diye ruhsuz ilan edilir maşuklar... sırf gömlekleri düğmesiz diye ve sırf papyonları yok diye ve sırf ceketlerindeki astarın kumaşı parladığı için dışkı bilinir maşuklar... sırf ilahi bir huzur gördüklerinden ve koştuklarından her şeylerini geride bırakıp; berduş bilinir maşuklar... sırf o 'kadın'a taptı diye, cehenneme layıktır maşuklar... sırf 'ya nasip'; 'ya kısmet' nedir bilmedikleri için kınarlar maşukları... sessiz kaldıkları için aciz sanılır maşuklar...
    başlıktaki adam dışında da kimse anlamaz zaten, aynı topraktan geldik, aynı çamurda yunduk yıkandık... biz bize benzeriz!
    uzak tutmamalı secdeden alnı, ah da etmemeli izafyetleri senin aşkına ermediği için kıymetini bilmeyenlere...
    bir gün bir yoksul ölür, mahalleli üzülür... lakin kefen parası bulamaz kimse! işte maşuk çıkar meydane, der yalan dünya... çıkarır ceketini, örter garibanın üstüne, kaldırır cenazeyi... işte o vakit anlaşılır, 'ya nasip'ler 'ya kısmet'ler...
    lakin merhum olan yoksul takılır aklıma, acep hangimizin ceketi naaşı örter orası mevla kerim...
    ama en çok da ne koyar işte bu hususta, suskunluğu acizlik sanarlar...
    ya nasip...
    ya kısmet...

    (diclonaprosyn, 12.07.2007 22:57:00)

    [puan:4] [#517780]

  9. merhaba dostlu biz uzayız

    (knup, 15.08.2007 03:56:00)

    [puan:1] [#552464]

|


0,152