madimak

ziyaret sayısı: 1019 | toplam entry: 22
|

  1. yer sivas, madımak oteli

    2 temmuz 1993tarihe kara bir leke olarak geçti... gerici yobazlar 37 insanımızı, 37 canımızı aldılar bizden... çorum, maraş, sivas ve gazi'de hep acı çekenler biz olduk...

    geleneksel pir sultan abdal kültür etkinlikleri için gelen ozanlar, sairler, folklor ve semah ekipleri, gazeteciler, yazarlar ve daha sayamadığım aydınlar oh cuma günü bağnaza göç gideceklerdi. madımak otelinde toplanan aydınlar bu göç için hazırlık yapıyorlardı,

    ayni saatlerde cuma namazına giden yobazlar camii de toplanıp katliam hazırlığını yapıyorlardı.

    yobazlar aptes alıp ve namazlarını kildikdan sonra sokaklara atılırlar, bir sürü kudurmuş köpek gibi otele doğru yürümeye başlarlar.

    otel`deki İnsanların bundan haberleri yok, kadınlar ve çoluk çocuk aralarında bulunmak`dadır.

    yobazlar slogan atar, bir birilerini kudurturlar

    “yakın allahsızları yakın”

    “ateş kafirlere cennet`dır”

    “allah ü ekber”

    yobazlar otelin etrafını çember altında tutar

    yobazlar oteli ateşe verir ve tasa tutar

    polis? (yorumsuz)

    asker? (yorumsuz)

    devlet? (yorumsuz)

    ve sonrası.......

    hepimizin bildiği ve gördüğü.......tarihin....gösterdiği gerçek ! ! !

    katliam ve katliamlar

    7 yıl sonra 35 sanık idama mahkum edildi.

    cezaya çarptırılanların sadece birer piyon olduklarını biliyoruz. otelin önüne bir gün önce koyulan kamyon taşı, yangından 20 dakika önce gelen oteldekileri korumakla sorumlu olan askerlerin uzaklaşmaları, olay yerine geç gelinmesi...

    tüm bunlar gerçek katillerin ve sorumuluların cezalandırılmadığını ve olayın planlı olduğunu ortaya koyan delillerden sadece birkaçı.

    analarımızın, çocuklarımızın gözyaşları dinmedi... suçlular halk önünde hesap verecek!

    katledilen canlar :

    muhibe akarsu - 35 yaşında, muhlis akarsu'nun eşi
    muhlis akarsu - 45 yaşında, sanatçı
    gülender aka - 25 yaşında
    metin altıok - 52 yaşında, şair, yazar
    ahmet alan - 22 yaşında
    mehmet atay - 25 yaşında, gazeteci
    sehergül ateş - 30 yaşında
    behçet aysan - 44 yaşında, şair
    erdal ayrancı - 35 yaşında
    asım bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
    belkıs çakır- 18 yaşında
    serpil canik - 19 yaşında
    muammer çiçek - 26 yaşında, aktör
    nesimi çimen - 62 yaşında, şair, sanatçı
    carina cuanna - 23 yaşında, hollandalı gazeteci
    serkan doğan - 19 yaşında
    hasret gültekin - 26 yaşında şair, sanatçı
    murat güneş murat gündüz - 22 yaşında
    gülsüm karababa - yaşında
    uğur kaynar - 37 yaşında, şair
    asaf koçak - 35 yaşında, karikatürist
    koray kaya - 12 yaşında
    menekşe kaya - 17 yaşında
    handan metin - 20 yaşında
    sait metin - 23 yaşında
    huriye özkan - 22 yaşında
    yeşim özkan - 20 yaşında
    ahmet öztürk - 21 yaşında
    ahmet özyurt - 21 yaşında
    nurcan şahin - 18 yaşında
    özlem şahin - 17 yaşında
    asuman sivri - 16 yaşında
    yasemin sivri - 19 yaşında
    edibe sulari - 40 yaşında, sanatçı
    İnci türk - 22 yaşında
    kenan yılmaz - 21 yaşında

    kaynak:www.madimak.de

    (the oz, 01.01.2006 22:38:00 ~ 01.01.2006 22:39:00)

    [puan:12] [#47608]

  2. tadi ispanaga benzer bir ot sivasve cevresinde bolca bulunur ve tuketilir

    (errein, 06.01.2006 20:17:00)

    [puan:0] [#54082]

  3. madımak;

    "sen yanmazsan, ben yanmazsam, biz yanmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?"


    not:
    ³

    (_kesh_, 06.01.2006 23:07:00 ~ 07.01.2006)

    [puan:4] [#54319]

  4. tarih: 2 temmuz 1993. gün: cuma. yer: sıvas, madımak oteli. otuz beş, eli kolu bağlı insan planlı, programlı biçimde orada yakılarak öldürüldü. alevler çığlıklar eşliğinde dakikalarca seyredildi, itfaiye aracı orada beklerken su sıkması engellendi, camdan kendini atanlar tekmelendi, tekrar alevlerin içine sokulmak istendi. şimdi on iki yıl sonra bu kanlı, lanet yeri lokanta yapıp afiyetle kebap yiyenlerin varlığını düşündükçe çok kötü sözler yazmak geliyor içimden. ama, akıllı olmak gerek. bugün, devletle sözde didişir görünen, (başbakanlık dahil bütün devlet kurumlarını ele geçirmiş olup hâlâ muhalif geçinmeyi, demagojide pek usta bizim islamcılar ancak başarabilir!) gerçekte ise, halkın kazanımı devrimleri, laikliği, kamu mallarını yağmalayan, egemen sınıfların her zaman kullandığı bir maşa olmuş dinci/gerici güçlerin, ilerici, devrimci güçlere düşmanlıkla dolu şanlı tarihinde küçük bir gezinti, ölülerimiz için de dirilerimiz için de daha yararlı ve etkili olur diye düşünüyorum.

    ahmet yıldız. yazar, öykücü.

    (aheren, 06.01.2006 23:21:00)

    [puan:2] [#54339]

  5. insanlık ayıbının merkezi

    (scare princess, 06.01.2006 23:48:00)

    [puan:5] [#54397]


  6. yemeği yapılabilen bir bitkidir , ottur
    üniversitede arkadaşımın annesinin ısrarla gönderdiği ama bizim tercihimizi makarnadan
    yana kullanarak her seferinde çürüttüğümüz, yenilebildiği söylenen bitkidir

    (turquality, 11.04.2006 20:32:00 ~ 22.10.2006 14:48:00)

    [puan:1] [#162323]

  7. bir turku adi

    madimak oylum oylum
    geliyor selvi boylum
    selvi boylum gelince
    sen olur benim gonlum

    oy madimak
    teke tuke sakalim oy madimak
    kuskus yemlik oy madimak

    madimak piser oldu
    yollara duser oldu
    gune yedigim samar
    bir iken beser oldu

    oy madimak
    teke tuke sakalim oy madimak
    kuskus yemlik oy madimak

    (errein, 26.04.2006 14:58:00)

    [puan:2] [#173852]

  8. bilemezsin derdim ile davamı
    zalim nest eyledi yürek ile yaremi
    haval ettim şah-ı merdan ali'ye
    dert ehliyim nerde bulam çareyi

    benim davam kerbelanın vakası
    benim davam eyübün can yarası
    benim davam nesiminin derisi
    benim davam bedrettinin kellesi

    hangi kitapta var insanı yakmak
    kadısına düştü onu savunmak
    kanında var hak diyenleri asmak
    serler verdik yakışmaz bize susmak

    benim davam devam eder maraşta
    benim davam duman tüter sivasta
    benim davam hınzır paşa hep başta
    benim davam ehl-i beyt en başta


    ³³

    (oske, 29.06.2006 12:04:00)

    [puan:0] [#218353]

  9. bir yarım umuttur elimizde kalan,
    göğüslemek için karanlık yarınları..

    fazıl say tarafından bestelenen "metin altıok oratoryosu" nun da adıdır aynı zamanda bu iki dize..

    dönemin kültür bakanı değerli sanatçı fazıl say'a bu oratoryo nedeniyle dava açmıştır.. fazıl say halen bu davayla uğraşmaktadır..

    (unique, 02.07.2006 16:31:00)

    [puan:0] [#220521]

  10. bir yarım umuttur elimizde kalan,
    göğüslemek için karanlık yarınları..

    fazıl say tarafından bestelenen "metin altıok oratoryosu" nun da adıdır aynı zamanda bu iki dize..

    dönemin kültür bakanı, değerli sanatçı fazıl say 'a bu oratoryo nedeniyle dava açmıştır.. fazıl say halen bu davayla uğraşmaktadır..

    (unique, 02.07.2006 16:31:00 ~ 02.07.2006 16:32:00)

    [puan:0] [#220522]

  11. insanın erdener ablalığını azdıran ve insanın elinde olsa bu haltı yiyenlere 40 yıl insanlığı öğrenme cezası ³verin dedirtecek kadar korkunç bir olaydır

    ³

    (scare princess, 02.07.2006 17:17:00 ~ 02.07.2006 17:18:00)

    [puan:0] [#220554]

  12. (bkz.: başbağlar katliamı)

    (fare katili, 02.07.2006 18:40:00)

    [puan:0] [#220597]

  13. üzerine türküler yakilan madimak özellikle orta anadolu’da çok tüketilen bir ot. otele dolayısı ile üzücü olaylara adını veren bitki...

    (kazurat, 22.10.2006 14:18:00 ~ 22.10.2006 14:20:00)

    [puan:0] [#287417]

  14. yüzlerce soğuk namlu
    üzerime çevrildi.
    yüzlerce demir tetik
    aynı anda gerildi.
    anne, beni söğüdün gölgesinde vurdular.
    öpmeye kıyamadığın,
    dal gibi oğlun yere serildi..

    üşüştü birer-birer
    çakallar üzerime.
    üşüştü dört bir yandan,
    göğsüme, ciğerime.
    anne, beni bir leş gibi
    yiyip talan ettiler.
    teşhis edilmem için,
    parçamı koydular önüne...

    ben bu acılar ülkesinin
    İnsana reva görülen
    bütün acılarını tattım.
    aç yattım, ekmeğime sabır kattım.
    beni milyon kere dövdüler üst-üste!
    ben bu yolu, kendim seçtim anne,
    ben ömrümü kendim kanattım...

    geceler tanır beni,
    konarım, göçerim ben.
    geceler tanır, kan damlar içerim ben.
    anne, sen beni unut, karanlığın bağrında.
    kırmızılar ekerim,
    siyahlar biçerim ben..

    suçüstü yakalandım,
    bölüşürken kalbimi.
    suçüstü kelepçeyle yardılar bileğimi.
    anne, ben diyar-diyar, umudun savaşçısı..
    bir tutam sevgi için
    dağladım gözlerimi..

    prometheus'tum zincire vurulurken dağlarda,
    ciğerimi kartallara yedirdim.
    spartaküs'tüm köleliğin çığlığında,
    arslanlara yem oldum, tükendim.
    kör kuyuların dibinde yusuf'tum,
    kerbela çölünde hüseyin.
    zindanlarda cem sultan,
    sehpalarda pir sultan.
    ve madımak'ta otuzyedi can...

    kaçıncı yok oluşum,
    kaçıncı var oluşum bu?
    tanrılardan ateş çaldım
    yüzyıllarca tutuştum, üst-üste yandım.
    bir anka kuşu gibi anne,
    bir anka kuşu gibi;
    kendimi külümden yarattım..

    (bkz.: yusuf hayaloğlu)

    (liber, 08.03.2007 19:11:00)

    [puan:0] [#401445]

  15. şimdilerde kebapçı olarak işletilen sivastaki malum otel..

    (cesetizleri, 28.05.2007 00:20:00)

    [puan:0] [#474026]

  16. madımak

    ...

    ben ölümüne iki dakika kala allah'a inanmayacağım
    böyle bir lüksüm yok, böyle bie kimlikle gelmedim yeryüzüne;
    seninle aynı gezegeni paylaşmak evrenin en güzel şeyi, amma,
    onlarla paylaştığım oksijenden nefret ediyorum
    ateşi, ah o otel ateşini körükleyen pis kokulu her nefeslerinde

    ...

    varlık,1188

    küçük iskender

    (cesetizleri, 28.05.2007 00:23:00)

    [puan:2] [#474034]

  17. aslen bir bitkidir. sivas ve çevresi yöresinde çorbası veya yemeği yapılır. dolayısıyla sivas`la özdeşleşmiştir. memleketin meşhur yiyecek, bina vb. varlıklarını ticari isim olarak taşıma modası ile bir otele adı verilmiştir.

    2 temmuz 1993 tarihinde talihsiz bir olayla 37 kişi hayatını kaybetmiştir. bu talihsiz olay sayesinde madımak kelimesi ilk anlamı olan bitkiden çok otel adı ile anılır olmuş ve anlam kayması yaşamıştır.

    2 temmuz 1993`te yaşananlar başka türlü yorumlanabilir ve hissedilebilinir. ben türk milliyetçisi bir müslüman olarak, hayatını kaybedenlerin bunu zerre kadar haketmediklerine ve yapılan işin hiçbir tarafı ile savunulamayacağına inanırım.

    günlük politik tartışmalarda birileri onlar solcuydu önermesiyle daha az acı hissediyorlarsa, orada durdurmalıdırlar hayatlarını. dönüp insanlıklarını gözden geçirmeliler.

    şüphesiz bir "can" başlı başına kainat demektir ve her can bir kainat kadar değerlidir. ama ille de akarsu...

    akarsuyu aşka yaktı yaradan
    ömür bir gün gibi geçti aradan
    işte geldim gidiyorum dünyadan
    oturmuş bekliyor kuru sal beni




    (kutadgu bilig, 21.06.2007 16:45:00 ~ 28.06.2007 17:59:00)

    [puan:1] [#496315]

  18. adını duyduğumda yüreğime birşeylerin saplandığı çocuk yaşta taddığım üzüntüdür, unutulmadı unutulmamalı

    (bkz.:
    madımak müze yapılsın)

    (umutabi, 12.11.2007 15:59:00)

    [puan:0] [#602093]

  19. küçük iskender'in teklifsiz serseri adlı kitabında yer alan ve sivas katliamını çok başarılı anlattığı şiiri:

    madımak

    sonra geldim bir şeydin
    tanrı da tanrı misafiri bu dünyada
    diyenlerin arasına girdim; hafif ıslak bir ağız vardı avuçlarımda
    dört tarafı cüce zürafalarla çevrili bir ormandaydım
    en iyisi ben seni seveyim dedim kestirmeden
    o patikadan, o biraz engebeli yoldan, çıkayım seni seveyim
    kim bilir, üçümüz beşimiz bir araya gelir indiririz mahlûkatı
    sen de unutursun eski arkadaşlarını beni seversin
    benim mürekkebim leke yapar ellerine
    gece yarısı şarap içeceğine birileriyle
    beni okursun onlara sahilde saat ikide, dertliyken,
    delirmiş kadınlar gibi bağıra bağıra gemiler geçer ansızın
    sersem sepet kabarır deniz, su sıçratır, aşk sıçratır
    diye.

    sonra geldim bir şeydin
    ağlıyordun, kucağında yandıkları iyi oldu bu şairlerin diye diye
    şiir yazdığını sanan bir celladın kitabı
    celladın sırtını sıvazlayan bir tıfıl zakkum
    zakkumun dibinde ise tırtıllar, böcekler ona alkış tutan..
    ama ben geldim aşkım, sen daha zehir zemberek bir tohumsun
    açacaksın, zıplayacaksın aha gökyüzü şuracıkta
    tutup indireceksin göğü
    'oteller kenti'ni otellerin yağmalandığı bir memlekete dönüştürenlerle
    hayatını bir otelde kalmanın mahcubiyetine sığdıranlar arasında
    kalacaksın incecik bir gevşeyişle.

    ben ölümüme iki dakika kala allah'a inanmayacağım
    böyle bir lüksüm yok, böyle bir kimlikle gelmedim yeryüzüne;
    seninle aynı gezegeni paylaşmak evrenin en güzel şeyi, amma,
    onlarla paylaştığım oksijenden nefret ediyorum
    ateşi, ah o otel ateşini körükleyen pis kokulu her nefeslerinde.

    sonra ben geldim sen hep bir şeydin, bunları dedim tek tek,
    kelime kelime,
    ağlıyordun, gözyaşların yere düşmeden önce
    ben düştüm yere.
    oraya.
    hayatın kefenini diken sahte şairlerin
    parmaklarımla kazdığım
    mezarına: şerefime.

    (cesetizleri, 19.11.2007 23:59:00)

    [puan:2] [#604994]

  20. ermenice kökenli bir kelimedir.

    (cesetizleri, 08.04.2008 21:10:00 ~ 08.04.2008 23:48:00)

    [puan:0] [#661935]

|


0,156