iyi yalan soyleyebilen kisi iyi yazar olabilir

ziyaret sayısı: 448 | toplam entry: 13
|

  1. "ben hayatta yalan söylemem" diyorsan elindeki kalemi at.
    çünki yalan söyleme sanatıdır
    yazarlık.
    irwing d yalom;nietzsche ağladığında isimli eserinde psikolog josef breuer ve nietzsche` yi konuşturarak bir roman yaratmıştır. ama aynı çağda (1800`ler) yaşamış olmalarına rağmen romanın iki kahramanı aslında hiç karşılaşmamışlardır bile. yine aynı romanın kadın kahramanı lou salome diye biri hiçbir zaman varolmamıştır.
    ünlü yazar paulo coelho acaba gerçekten piedra ırmağının kıyısında oturmuş mudur?
    büyük yazar victor hugo notre dame kilisesindeki iki kelimeden esinlenerek(kötü talih) tüm zamanların en iyi romanını yazmıştır
    bu insanlar tüm zamanların en büyük yalancılarıdır.
    o ne güzel bir yalancılıktır ki bize bu eserleri kazandırmışlardır.
    yazar olmak istiyorsan bütün önyargılarından arınmalısın

    böyle biline...

    (bkz.: notre dame in kamburu)
    (bkz.: piedra ırmağının kıyısında oturdum ağladım)
    (bkz.: nietzsche ağladığında)

    (velociraptor, 15.09.2006 21:12:00 ~ 24.05.2007 22:02:00)

    [puan:4] [#263068]

  2. yazarlığın ne kadar zor zenaat oduğunu açıklamaya çalışan önerme...
    önermese bir şey değişir miydi?
    ³

    (velociraptor, 24.05.2007 22:01:00)

    [puan:2] [#470242]

  3. internet ortamında yaratılabilen herşey bir şekilde sahteliğini koruyarak hertürlü kabuğun altında saklanabilir. aslında hayatındaki özellikleri yazılarına yansıtmayıp, sırf dikkat çekmek için gerçekte olmadığı biri gibi davranabilir... akılda bazı sorular yaratıp bu sorulara planladığı cevapları verdirebilir. kısacası internet sanal bir ortamdır. karşınızdaki sizi görmediği, sırlarınızı ve sınırlarınızı bilmediği sürece sizi her şey sanabilir... sanallık oldukça yazarlık da farklı kabuklarda değişim gösterecektir...

    (nuke, 24.05.2007 22:11:00)

    [puan:0] [#470257]

  4. yalandan ziyade ,
    gözlem , hayalgücü , düşünebilme , puzzleların doğru parçalarını doğru yere koyabilmektir aslında yazar olmak ,
    aslen bunları da hayal diye genellemek de pekala mümkündür , uzlaşmacı yaklaşım örneği olarak

    (turquality, 24.05.2007 22:13:00)

    [puan:0] [#470263]

  5. "kisi kendi degilse kendi zannettigi kisi hakkinda yorum yapmamalidir. kendi zannettigi kisinin sozde dusuncelerini sozluge yazmamalidir" onermesini bana savunduran sav.

    (backsight, 24.05.2007 22:16:00)

    [puan:0] [#470268]

  6. adamın biri sacmalamış biz de burada yorum yapıp kendimizi parçalamaya çalışıyoruz.
    buyrun bakalım neler cıkacak:
    bir kere iyi yalan söyleyen bir insandan bir zkim olmaz, o ben yazarım dese bile inanmayın yazar degildir, yalancıdır kimbilir ne yapıyordur.
    mesela, ben 2 kitap yazdım dese bu yalancı, hangimiz hadi olm bi sktr git gölge etme surda demeyız kı, hepımız deriz
    degıl mı
    he valla
    hmm yalancı bır arkadasınız var, ona guvenırmıyız onun yazdıgı kıtapları alırmıyız almayız
    yıne sallamıstır yıne yalan atmıstır pzvnk sktr et alıp napcan butun gun yalanlarını dınlıyoz demezmısınız
    dersınız
    dımı
    tabı
    pekı arkadaslarım sonuc nedır
    bır delı kuyuya tas atmıstır
    olay nedır
    ıyı yalan soyleyen degıl ıyı hayal kuran yazar olabılır

    (yazarlik, 24.05.2007 22:24:00)

    [puan:4] [#470279]

  7. (bkz.: yalancı)

    (knup, 24.05.2007 22:25:00)

    [puan:0] [#470281]

  8. (bkz.: mükemmel yazar)

    (tarik, 28.07.2007 23:53:00)

    [puan:0] [#531588]

  9. (bkz.: yazarlık)

    (velociraptor, 02.08.2007 01:25:00)

    [puan:2] [#536989]

  10. iyi yalan söyleyen kişi ancak ve ancak yalancıdan öteye geçemez yazar dediğimiz doğruları yazar,halka hitap etmese bile en azından kendi doğrularını yazar.

    (josephguristic, 02.08.2007 01:27:00)

    [puan:0] [#536992]

  11. ''ne alakası var kardeşim'' diye düşündüren bir cümledir

    (bluebird, 02.08.2007 01:35:00)

    [puan:0] [#537006]

  12. can verme sakın aşka aşk afeti candır
    aşk afeti can olduğu meşhuru cihandır
    sakın isteme sevdayı gam aşkta her an
    kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandır
    her ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
    her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandır
    yahşi görünür yüzleri güzellerin emma
    yahşi nazar ettikte sevdaları yamandır
    aşk içre azap olduğu bilirem kim
    her kimseki aşıktır işi ahü figandır
    yadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
    merdüm deyip aldanma kim içtikleri kandır
    gel derse fuzuli ki güzellerde vefa var
    aldanmaki şair sözü elbette yalandır.

    fuzuli

    (geppetto, 02.08.2007 01:54:00 ~ 02.08.2007 01:54:00)

    [puan:0] [#537043]

  13. yazarlık yazdığın her satırda içinden bir parçanı ardında bırakabilmektir, ve kendinden bile arınırken yola devam etmeye çalışmaktır. yani kendinden olan bir şeyleri satırlara dökmektir.
    parmak izi, el izi, doğumdaki aya izi, imza, mühür, el yazısı gibi şeyler insana özgüdür; satırlar gibi... santim santim, milim milim kağıda dökülmüş kanlardır yazılar ve kanını, canını döker yazar denilen. iş bu sebebten ötürü, bazen korkutur, bazen ürpertir yazmak ama hiç mutlu etmez insanı. belki yazının etkileri ve bu etkilerin daha sonraki duyumları mutlu edebilir, o da nadirdir. yaşamak kendini kandırmaktır, yazmak ise yaşamla yüzleşmektir, ne kadar kendini kandırdığını gözlemlemektir.
    serbest bilinç akışı şeklinde bir tarz vardır mesela, sadece yazana anlamlı gelen, okur için saçma sapan şeylerin ardarda sıralanmasıdır. aslında her yazı birazcık da olsa serbest bilinç akışıdır. sahtekarlığını döker insan satırlara, korkup da sürekli ört bas ettiklerini, yalanlarını nakşeder, utançlarını... geçmişi sorgular yazar satırlarında, günleri kelimelere döker, ayları cümlelere, yılları kağıtlara, yaşamı bir bütüne saklar yazar.
    en kilit noktası yüzleşmektir yazmanın işte bu yüzden çok feci can sıkıcıdır.
    yüzleşmeye değer kirler yoksa satırlar da doğamaz kağıtlarda...
    ve kirlenmek güzelse işte o zaman yazmak çirkindir, her bir kir, her bir utanç bir satırdır adeta oluk oluk damarlardan akan...
    yalanlar olmasa insanda, ne anlamı kalırdı yazmanın, ve yalancı olmasa yazar, neden yüzleşmekten korkardı? hangi pis kanını, içindeki zehrini akıtabilirdi, bir urdan bir irinden kurtulma çabası için uğraşırdı?...
    iş bu sebebten ötürü, hakim bey kırsa da kalemi, son noktan koyulmuşsa da, ardında bırakacağını bilsen de yazdıklarını, veya kaybolup gideceklerini bilsen de pek tabi, yazmak korkutur, yatsı vaktidir muma biraz daha kuvvetle üflenen...
    ama yaşam devam ettiği için sönmez mumdaki alev, biraz dalgalanır sadece...
    tadı tuzu kalmayınca da saçının renginden bahseder yazar, tek yalan o kaldığı için... veya dünyayı sorgular, en büyük yalana erdiğinden mütevellit...
    söyleyin bana, yalanlarım olmasa, ne tadı kalırdı doğruları yazılarımda aramamın?...

    (diclonaprosyn, 02.08.2007 02:05:00)

    [puan:0] [#537064]

|


0,796