denizmt

ziyaret sayısı: 1080 | toplam entry: 24
|

  1. nicki zannımca isim ve mekan barındıran yazardır.adı deniz ise kendisi izmitlidir.bu önermenin doğruluğu tartışılır.

    (elviz, 20.06.2007 17:46:00)

    [puan:3] [#495347]

  2. nazlı kaprisli insan. gıcık birşey. hayatımda gördüğüm en uyuz insan. acaip koca kafa. günde 15 saat uyuyor. komşunun tekiri gibi. sadece uyuyor. uyumadığı zamanlarda da, ya uyumayı düşünüyor, ya da rüyasını anlatıyor. bir de yemek yiyor. hayatını bu 9 saatte idame ettiriyor.

    deli ediyor beni. ama canım bir insan bu kadar uyumaz ki. ne zaman konuşalım desem, ya uyumalıyım ayağına yatıyor. galiba sopa istiyor. eminim değilim. emin olduğum zaman çok pis dalacam. gerçi o da emin değilmiş bazı şeylerden. emin olsa şaşardım. o kadar uykuyu ben uyusam, bende emin olamazdım. emine olurdum anca. ama hakkını vermeliyim kamil bir insan. kedilerde çok uyuyor. bu arada dönüp dolaşıp uyku sorununa geliyorum ama, yaram var anlayın. düşünüyorum bazen, kedi ile arasında ne fark var diye. dark bulamıyorum. çünkü ikisi de sevginin kıymetini bilmiyor. ne biliyim nankçr hayvan diyorlarya kedi için. sanırım doğru. peki deniz kedi olabilir mi. sanırım olamaz. emin değilim. o da emin değildir. o bilmiyordur hatta. hiç bir şey bilmez. gıcıktır. nazlıdır. kaprislidir.

    (yazarlik, 10.07.2007 00:39:00)

    [puan:1] [#514579]

  3. yazarlıkın tanıdığı hoşgelen birisidir. belki de yazarlığın ta kendisidir.

    (entegre, 10.07.2007 03:00:00)

    [puan:3] [#514650]

  4. isminin kombinasyonlarına göre izmitden olması muhtemel yazar ³

    (kaya bilir, 10.07.2007 03:11:00 ~ 10.07.2007 03:13:00)

    [puan:2] [#514655]

  5. yeni gelmiş, iyi de etmiş sözlük yazarımızdır. bir yazarımızla da arkadaştır.bana dediği gibi kendi de şirindir, iyi yüreklidir, arkadaştır.
    edit:pek de yeni değilmiş, ama aşık olunasıymış gördük.

    (minerva, 11.07.2007 11:23:00 ~ 16.07.2007 17:33:00)

    [puan:5] [#515915]

  6. açtığı başlıkların çoğunun gereksiz olduğunu düşündüğüm (bkz.: ota boka başlık açmak) (bkz.: ışık ılık süt iç)yazardır. zaten ilk bakışta bu yazarda bir iş olmadığını anlamıştım ama bir de başlıkta iş yok entrylerde olur, belki diğer yazarları okuyup, analiz edip düzelmeye karar verir diye entrylerini takip ettim fakat yine yanılmamıştım. entrylerinde zeka pırıltısı göremedim, ve demek istiyorum ki kendisine; tamam zeki değilsin bari zeki taklidi yap, çaktırma.

    (juvenil, 12.07.2007 16:05:00 ~ 12.07.2007 16:07:00)

    [puan:6] [#517338]

  7. hayatımın en güzel günlerini geçirdiğim insan

    (glsmy, 15.07.2007 14:15:00)

    [puan:2] [#520304]

  8. dünyanın en güzel duygularını bana tattıran insan. tanımdan sonra entry başlasın. hayatın tesadüfler ile dolu olduğunu en az sizin kadar ben de bilmekteyim. ama hayattaki basit tesadüflerin hayatımızı bu kadar değiştirebileceğini inanın ben de sizler gibi hiç bilmiyordum. kader e mi inanırsın tesadüfe mi diye soran aylak tipler gibi, amaçsızcayım şu sıralar, seçemiyorum hangisine inanacağımı. hayatımda yaşamadığım kadar güzel şeyler yaşatan şu tesadüfe mi inanmalıydım. yoksa bu tesadüfleri zaten yaşayacağımı, bunu pekala bilen, fakat bana söylemeyen kadere mi inanmalıyım. en iyisi ikisine de inanmaktı, ama en çok da aşk denilen o ne olduğunu bilmediğim, bilsem de anlatamayacağım şeye inanmaktı. aşık olmayan, veya aşktan ağzı yanan her kendini bilmez angut gibi, ben de “aşk mı? hahayt kalsın lütfen, çok gördük biz bu masalları” kıvamında yaklaşırdım aşka. belki öyle yaklaşmam gerekirdi. ortam şartlarım, çevrem, böyle olmak için zorluyor gibiydi beni. ve dediğim gibi, aşka inanmazdım. daha ne olduğunu bilmediğim bir şeye inanmak saçmalık gibiydi.

    en sonunda öğrenmiştim ama, öğretmişti malum kişi bana. aşka inanmak, allaha inanmak gibidir. tanıdığın ölçüde inanırsın, inandığın sürece tanırsın. ve bana hayatımda hissetmediğim o duyguları tattıran kişi ile de, tanışmam, yukarıda anlattığım gibi oldu. tamamen tesadüf. ve anladım ki hayat tamamen tesadüfler üzerine kurulmuş, trajikomik bir oyun..

    neyse entry şahsıma dönelim. denizmt, heyecanlı yerinde duramayan, yürürken zıplayan, sürekli gülen, gülmediği zamanlarda uyuyan, hayatımda görüp görebileceğim, en güzel şeylerden bir tanesi. İnsanda sürekli gözlerine bakma şeysi uyandırıyor. gamzelerine bakıyorsun, kıvır kıvır saçlarına bakıyorsun, o sürekli gülen gözlere bakıyorsun, ve diyorsun ki, aşk buymuş. keşke o aşkın anlamını arayan o saftrikler, duygularımı anlayabilseler, o anda duygularımı, kalp atışlarımı, midemdeki kelebeği, beynimdeki o kaosu onlara anlatabilsem, eminim aşkı bulduk diye sevinerek uzaklaşırlar yanımdan. hiç birine baktığınızda, göz göze geldiğinizde, söyleyecek çok sözünüz varken sadece bakmayı, o çabuk geçeceğini bildiğiniz, ama geçmesini hiç istemediğiniz zamanı durdurmayı, böylelikle çok daha fazla beraber olmayı, yüzünün her noktasını ezberlemeyi, ve daha sonra, onsuz geçen gecelerde onla beraber olma isteği tüm benliğinizi kaplamışken, o çabuk geçen zamanda, hatırlamaya çalıştığınız, ezberlemeye çalıştığınız, o yüzün yarım yamalak karşınızda olmasını istediğinizi hiç düşündünüz mü. o güzelliği sadece görmek için değil, onsuzken kullanabileceğiniz bir avuntu olacağını bildiğiniz için o meraklı öğrenciler gibi öğrenmek için baktınız mı hiç. her göz kırpışında, her gülüşünde, her kaş çatmasında ayrı bir güzellik olduğunu, yeni bir esere karşısında hayretler içinde bakakaldığınız gibi baktınız mı hiç. şimdiye kadar hiç bakmamıştım ben. aynı zamanda, elele olduğun zamanların insana ayrı bir duygu verdiğini, bir insana temasın, hormonları bu kadar etkileyebileceğini de hiç düşünmemiştim. bakışlardaki derinliği, gamzedeki şirinliği, vucuttaki sıcaklığı hiçbir zaman bu kadar yoğun hissetmemiştim, bu kadar etkilenmemiştim bunlarda.

    İşim gücüm tüm düşündüğüm, bir şeyleri yapma amacım hep sensin. sana beğendirmek için, senin mutlu olman için yapıyorum. mutlu olman için yapacağım. derim ya hep, acı iyi bir öğretmendir. gerçekten iyi öğretti bazı şeyleri, seni kaybetme korkusu içime düştüğü o akşam, ilginç bir şey fark ettirdin, ve öğrettin. hayat bencilce yaşanmayınca daha anlamlı oluyormuş, gayet narsist bir hayat süren ben, ilk defa o zaman, karşımdaki insanında duyguları olacağına, onun benim gibi olmadığımı, farklı şeylerde hissedebildiğini fark ettirdin. başkalarının duyguları beni ilgilendirmez, sadece kendi mutluluğum veya mutsuzluğumdur aslolan şeklinde bir felsefem vardı. bana acı vermeden, beni üzmeden de gayet güzel sürüyordu hayatım. ama seni kaybetme korkusu düştüğü o gece, anladım. hayatımda hiç kimse için dokunsalar ağlayacak kıvamına gelmemiştim. olaylara üzülürdüm ama, insanlara üzülmezdim. acımazdım hiçbirine, acıyacak biri bulunurdu elbet, ben miydim milletin enayisi. hem ne diye üzülecektim birisini kaybettiğim için. onlar üzülmeliydi, beni kaybettikleri için. ben onlar gibi onlarcasını belki yüzlercesini bulabilirdim. ama onlar benim gibi bulabileceklermiydi. hiç sanmıyordum. ama o anda duyduğum pişmanlık duygusu, sana olan bağlanma, sevgi, aşk, sen ne dersen de. daha önce düşündüğüm o aldırmamazlık olayını değiştirdi.
    ve ilk defa birini kaybetmenin beni yaralayabileceğini düşündüm. ve inanılmaz mutlu oldum, o malum anda.

    zaten aşk, kaybetme korkusunun verdiği bir bağlılık değil midir be. filozof olacağım yakında, postmodern bir düşünce sistemi içinde seni inceleyerek, senin üzerinden aşk tanımını yapacağım. herkes hayretler içinde bu sisteme hayran olurken, sen ise yine uyuyor olursun büyük ihtimal. biraz az uyu, karpuz gibisin hep yatıyorsun. senle geçen zamanım az oluyor, sen uyuyunca. tekir.sensizliğin verdiği o korku içime düştüğü zaman anladım senin hakkında düşündüklerimi. ve ne kadar mutlu olduğumu, söylememe gerek yok sanırım. uç seyler yaşadığımızın, farkındayım. sıradan olmadığımızı biliyorum. her mesajında her iletinde her sesini duyduğumda, her göz göze elele olduğumda o çiftleşen kalbim, sıradan olmadığını söylüyor çünkü. İyi ki varsın.. sen karşıma çıkan en güzel şeysin..

    (yazarlik, 16.07.2007 17:26:00)

    [puan:24] [#521188]

  9. yazarlık'ın hayatınının altını üstüne getiren,
    yazarlık'ın içindeki romeo'yu ortaya çıkaran,
    yazarlık'ın dut yemiş bülbülden beter olmasını sağlayan,
    yazarlık'ın en zayıf yanı olan sözlük yazarı.
    ³

    (othello, 16.07.2007 17:41:00)

    [puan:7] [#521198]

  10. öncelikle, sözlükteki anti yazarlık timinin, yazarlık yazarının etkisini kırmak için hayatına soktuklarını düşündüğüm bir ajandır.

    sonralıkla, kendisi uzun diye adlandırmanın mümkün olduğu bir zaman diliminden beri çok yakınen tanıdığım, bazen uzak düşüp bazen yakın geldiğim pek yakın bir yakınımdır.
    ³³.

    son olarak, satırlarıma nasıl son vereceğimi bilmiyorum, böylelikle bitiriyorum.

    (anarchy, 16.07.2007 17:50:00)

    [puan:3] [#521212]

  11. (entry: #515591)

    (minerva, 16.07.2007 17:51:00)

    [puan:6] [#521215]

  12. şeker, cici, muhabbeti tatlı, dost bir de hem de gerçek hayatta olan birçoklarından daha dost.

    (minerva, 17.07.2007 22:48:00)

    [puan:2] [#522188]

  13. yaklaşık 6 aydır aynı sınıfta okuduğum ortak bi arkadaşımız sayesinde yalnızca msnden tanıdığım,gerçek hayatta kendisine tanıma onuruna erişemediğim kişi.muhabbeti çok sarıyo çok kafa bi kız seviyorum böyle insanları.ama bi ara tartıştık ve birbirimizi sildik msnden uzunca bi süre.şimdi yine konuşuyoruz.şimdilik bu kadar yine yazarım ehii

    (flaubert, 29.07.2007 21:51:00)

    [puan:2] [#532497]

  14. kendisine "kız" lafının söylenmesinden fena uyuz oluyor.çeşit midir nedir yau eümehüeheüh

    (flaubert, 01.08.2007 19:03:00)

    [puan:1] [#536442]

  15. (bkz.: düğün ne zaman)
    (bkz.: hadi gel yazarlığın düğününde kafa çekelim) ³
    evlenin lan ankarada olacağım kesin gelirim tabi düğün ankarada olsun ve seneye olsun.

    (bkz.: düğün parsellemek) ³

    (ahndbngldm, 02.08.2007 19:35:00)

    [puan:-1] [#538074]

  16. (entry: #544491)
    bazı yazarlarımız bazı başlıkları öyle güzel entrylerle donatıyor ki insanın üstüne yazası gelmiyor

    (gozyaslarimizin tadi ayni, 10.08.2007 19:34:00)

    [puan:3] [#548086]

  17. muhtemelen bugünlerde bir mevlüte dahil olmuş yazarımız.....

    (juvenil, 11.08.2007 17:31:00)

    [puan:2] [#549140]

  18. bir mevlute dahil ,ayni zamanda nezle olmus yazarimiz.

    (freelance, 11.08.2007 17:42:00)

    [puan:3] [#549149]

  19. (entry: #549152) den istikametle mevlute ne sebeple gittigi anlasilan ,kesin olarak tasdiklenmis yazar.³

    (freelance, 11.08.2007 17:51:00)

    [puan:0] [#549156]

  20. (bkz.: yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkürler)³

    (anarchy, 21.08.2007 12:11:00)

    [puan:-1] [#558260]

|


0,156