bir sabah, iki sabah. belki üçüncüsü ama sonra zaman iyi gelmeye başlar. kimse de durumda bir tuhaflık çakmadıysa bir sonraki güne kalmaz pişmalık kırıntıları bile. kalırsa bile insan buluyor bir yolunu. kendisine bir zamanlar ters gelenleri çıkartıyor sandıktan ve kötülemeye kalkışıyor sevdiğini. o zaman rahatlıyor işte. sandık kapadığında geriye sadece dinginlik kalıyor. eller yıkanıp yeniden sofraya oturuluyor.