ezginin günlüğü'nün dinledikçe farklı şeyler katan ve farklı şeyler götüren şarkısı, aynı zamanda her bir parçası güzellik sıfatına layık kasedi.
kasetten ziyade şarkıdan uzun uzadıya bahsetmek gerekir, yahut sadece susup dinlemek. ikisinin arasında birşeyler seçiyorum ben de, elimden geldiğince kısa ama öz bir şekilde şarkıdan anladıklarımı bildiriyorum:
bir hayal kahramanını anlatır bu şarkı, yüzünü görmediğiniz, yerini sormadığınız, elini tutamadığınız, hiç unutamadığınız, tenine değemediğiniz, sesini duyamadığınız bir hayal kişisini, hayallerinizde yaşayan bir kişiyi anlatır. doyamadığınız ve doyamayacağınız bir kişiyi.... yüreğinizin bir kuşun kanatları gibi çırpındığını hatırlatır size, çocuk olup da bütün oyunlarınızı "o kişi" ilan ettiğinizi, bir "o kişiyi" sevip de diğer bütün insanları bir kalemde sildiğinizi anlatır size ve usulca da yapacağınız ufak bir hatadan ötürü teli kopartıp da ahengi, ebediyyen belki de, kaybedeceğinizi fısıldar...
kişisel ve yorumsal öyküsünden ziyade sözleri ve müziği her insana ayrı birşeyler de anlatabilir, bu sebebten ötürüdür ki sözlerini nakşetmek gerekir..
söz ve müzik: nadir göktürk
bir kuş uçar, gökyüzünde süzülür
bir çocuk bütün oyunlara yazılır
bir gül kokar, tüm çiçekler ezilir
"bir tel kopar, ahenk ebediyyen kesilir"
yüzünü görmem, yerini sormam
elini tutmam, seni hiç unutmam.
tenine değmem, sesini duymam
adını koymam, sana hiç doymam.
(
diclonaprosyn |
puan: 2
tarih: 23.12.2005 02:03:00 ~ 21.07.2006 02:23:00)