esrarin engellenemeyen yukselisi
“;eskiden bir tane iki tane satıcı olurdu, onlar da çok yaşamazdı, içeri atılırdı. şimdi öyle değil. ekonomik durumun biraz iyiyse 100 lira verip alıyorsun, bir dakikada sen torbacısın. çünkü o parayı çıkarmak için diğer arkadaşlarına veriyorsun. bu arada tabii hiç içmemiş insanlar da almış oluyor. şimdi bir de hap olayı çıktı, kimyasal yani. onu yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. türkiye’;de bir de hemen sahtesi çıkıyor ve çok tehlikeli. örneğin ekstazinin sahtesi anında öldürüyor; benim mahallemde 27 yaşında bir çocuk öldü.”;

tanıdığı birçok gencin nasıl uyuşturucu bağımlısı olduğunu anlattıktan sonra aslında hemen herkesin bildiği ama medya tarafından istisnai bir durum olarak yansıtılmaya çalışılan konuya geliyor:

“;diyeceksin ki; narkotik çalışmıyor mu? ben dört yıldan beri narkotikten üç-dört tane sivilin şu sahili denetlediğini görmedim. narkotik sanıyor musun ki; 10 kilo kıyak uyuşturucuyu bulacak da iki-üç kilosunu cebe indirmeyecek. masraf diyor, indiriyor. gidiyor, tanıdığı birkaç torbacıya “;al ulan diyor”; zorla, parasını da peşin alıyor. bir yere gittik hap alacak çocuk; bir baktım masada telsiz. “;bu ne lan”; dedim. “;e oğlum polis satıyor”; dedi.”;

daha sonra ise ülkemizde gençliği giderek daha fazla etkileyen sorunun kendi çevresinde neden büyüdüğünü dile getiriyor:

“;ekonomik şartlardan diyorum. şarap 3,5 milyon 4 milyon. beş şişe şarap üç kişiyi kesmez. alkole gelen zam nedeniyle gençler de daha ucuz olan haplara yöneliyor. dört arkadaş 10-20 lira biriktiriyorlar; hap içiyorlar; kafayı buluyorlar. İçkiyi tercih etmiyorlar zamlı olduğu için. hapların en pahalısı 7,5 lira 5 lira. daha cazip geliyor. bir tane alıyor, uçuyor. böyle daha ucuz.

buradaki insanlar bunalımda. boğazdaki insanlar. çünkü fakir aileler. zenginler buraları kendilerine has yerler yapmak istiyorlar.

bak şimdi o çocuklar var orada oturan. döört kişi. onlar yeni içti geldi. akşam herkes evine gider. İkinci gün işi olan işine, işi olmayan bu işlerin peşine. çünkü başka yapacak işi yok. fabrika bilmem ne olayı yok. eskiden her evin altında cam işlenirdi; ellerine para geçerdi. benim bildiğim o zaman herkes içki içerdi. rakı fabrikası kapandı, cam fabrikası kapandı. on bin kişi çalışıyordu oralarda. sonra içkiye zam geldi. İnsanlar uyuşturucuya yöneldi. fabrikaların kapanması sonrasında uyuşturucu kullanımında büyük bir artış oldu. İnsanlar haftada bir çiçek pasajı’;na gidip içkilerini içebiliyorlardı. şimdi öyle bir şey yok. bu gençler de ne yapıyor, iş yok güç yok. hap alıyorlar birkaç arkadaş, onu içiyorlar. gençlerin hiçbirinin geleceği yok. anasının babasının yok ki onların olsun.”;

alıntıdır: (link.: www.sol.org.tr/index.php?yazino=6060)
(soan koyma abi | puan: 0 tarih: 10.12.2006 18:59:00)

esrarin engellenemeyen yukselisi



0,062