mehmed bahaeddin nakşbend tarafından 14. yüzyılın ikinci yarısında buhara yöresinde kurulan, herşeyiyle şeriata bağlı sünni tasavvuf anlayışının en önemli temsilcisi olan bir tarikattır. anadolu`ya 15. yüzyılın ikinci yarısında simavlı molla İlahi tarafından getirilmiştir. ve bu dönemden sonra nakşibendilik, hızla gelişmiş ve osmanlı`yla bütünleşmiştir. birinci abdülhamit ile dördüncü mustafa`nın nakşibendi olması bu açıdan tesadüf değildir. osmanlı`ya bağlılığının ödülü, kapatılan yeniçeri ocağı`nın bektaşiliğe ait tekkelerinin devlet tarafından bu tarikata devredilmesi olmuştur. cumhuriyetin ilanıyla birlikte birçok tarikat giderek yok olurken, nakşibendiler kendilerini korumayı başaracaklardı. özellikle de 1940`lı yılların ikinci yarısından sonra önü açılacaktı. ve nakşibendiler, günümüz türkiyesi`nde en yaygın ve en güçlü tarikatlardan birisi olacaktı...
İran`ın buhara yöresinde ortaya çıkan nakşibendilik, başta hindistan olmak üzere birçok bölgeye yayılmıştır. ancak en fazla tutulduğu yer anadolu olmuştur. böylesi bir tablonun ortaya çıkmasında osmanlı sultanlarının koruma ve güçlendirme politikalarının önemli bir yeri vardır. zikir (tanrı adını mırıldanma) temeline dayanan sünni bir tarikattır. şeriat dışı ya da şeriata aykırı bir inanç ve görüşleri yoktur. gerçekleştirilmek istenen sadece katı bir dindarlıktır. bu bakımdan aslında tasavvuf dışı bir tarikattır. tasavvufla sadece biçimsel temelde bir bağı vardır. bu biçimsel bağ da, kendinden geçme yoluyla, yani zikir ile tanrıyla ilişki kurma amacıyla sınırlıdır. bu tarikatta zikir içten ve sessizce (mırıldanmayla) yapılır. nakşibend, kumaşların nakışlarını ipek tellerle bağlayıp tezgaha hazırlayan kimse demektir. ruhun da bir nakış gibi tanrısallığa hazırlanması gerektiği mantığından hareketle bu tarikata, nakşibendilik adı verilmiştir.
her türlü yeniliğin karşısında olan nakşibendiye, ortaya çıkışından bugüne kadar hep egemen sınıflarca kullanılmıştır. osmanlı sultanları bu tarikatı, halkın memnuniyetsizliğini frenlemede kullanmakla yetinmemişler; yeri geldiğinde ilerici hareketlere karşı vurucu güç olarak da kullanmışlardır. ulusal kurtuluş savaşı döneminde yaşanan birçok gerici ayaklanmada başı nakşibendi tarikatı çekmiştir. İran kökenli bir tarikat olan nakşibendiliğin 7 kolu vardır. bunlar içinde günümüze değin gelebilen ve gücünü koruyabilen sadece nurculuk ve süleymancılıktır. nurculuk ile süleymancılık da birçok kollara ayrılmaktadır.
menemen olayıve şehit edilen kubilay`ın ölümü bu tarikatın önde gelenleri tarafından planlanmıştı.kubilay, cumhuriyete, atatürk İlke ve devrimlerine yürekten bağlı bir türk genciydi. devrimleri korumak uğruna şehit olduğunda henüz 24 yaşındaydı. nakşibendi tarikatı yıllarca cumhuriyet`e atatürk`e ve onun ilkelerine düşmanlık beslemiş,ve kalelerinde şeriat militanları yetiştirmiş ve yetiştirmektedir.
arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, türkiye cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. en doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.
mustafa kemal atatürk
(
imagine |
puan: 6
tarih: 08.10.2006 20:06:00 ~ 08.10.2006 22:21:00)